Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇALIŞAN ANNEYİM! BEN NE İÇİN ÇALIŞIYORUM?

Çalışan anneyim! Ben ne için çalışıyorum?
182 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Çoğu çalışan annenin cevaplamaya uğraştığı soru! Bunca koşturmaca, bunca zorluk… Sahi ben niye çalışıyorum? Tabii yine çocuklarım için, onların gelecekleri için cevabı geliyor çoğunlukla da. Hatta bazen hesaplar yapılıyor; aldığım maaş bu, bakıcıya/kreşe verdiğimiz para şu. Kalan bu para için mi çalışıyorum? Çalışmasam daha iyi!

Konu bu kadar basit değil elbette.  Ebeveyn Koçu Figen Küçükkoner Kırca, çalışan annelerin karşılaştıkları zorlukları ve çözüm önerilerini sıraladı...

BAKIŞ AÇISI:

Çalışmak mı çalışmamak mı?

Hangisi doğru? Tek bir doğru cevap yok. Kime göre, neye göre diye sormak lazım. Evde oturmam lazım deyip fiziki olarak bebeğiyle, ama zihnen ve ruhen başka yerlerde bir anne misiniz? Fiziken ofiste ama her şeyiyle evde mi? Ya da anne olduktan sonra ikinci kariyerinin arayışında bir anne de olabilirsiniz. Tüm cevaplar sizin durumunuza göre değişecektir.

 anne 

İşte bu yüzden de başlama noktası “durum tespiti” olmalıdır. Nasıl ki bir hastalığa tedavi için önce teşhis konması gerekir siz de önce bir birey sonra da anne olarak nasıl bir hayat istediğinize karar vermelisiniz. Bunu yaparken, kısa ve uzun dönemli düşünmekle başlamalısınız. Şu anda ve 10-15 sene içinde kendinizi nerede, nasıl görüyorsunuz, neler yapıyorsunuz, çevrenizde kimler var gibi soruları detayıyla hayal etmeli, cevaplamalısınız. Sonrasında bu hayat içinde önem verdiğiniz şeyler ve olmazsa olmazlarınızı düşünmelisiniz. Çalışma hayatı, insanın önemli zamanını alan ama bir bu kadar da, maddi manevi kazanç sağlayan bir alan. Dolayısıyla; çalışan, üreten bir kişi olmak herkesin amacı. Ancak bunun hangi şartlarda, nelere dokunarak, kime ne katarak olacağı kişisel tercih.

Bakış açımızı da tercihimiz yönünde değiştirmemiz gerekiyor. İş hayatındaki kadınlar anne olduktan sonra hatta olma kararı aşamasında “ya iş ya çocuk” diye düşünüyor. Oysa bu babalar için söz konusu değil. Dolayısıyla konu ikisinden birini tercih etmek olmamalı, iki tarafı uyum içinde, denge içinde nasıl götürebileceğini planlamak olmalı. Tabii ki burada kadına toplumsal olarak biçilen roller, eşin/ailenin beklentileri gibi birçok unsur var. Ancak kadın kendi kararını net bir şekilde verirse hepsinin üstesinden gelebiliyor.

 anne 

Bu zor kararda; annenin her konuda olduğu gibi çocuğuna rol model olduğunu hatırlaması da önemli. Çocuğuna; çalışan, üreten, zorluklar olsa da mücadele eden bir birey olarak örnek olduğunu unutmamalı. 

KİM BAKACAK?

Çalışmaya karar veren ya da doğum sonrası işe dönen annenin gündemine bu defa bebeğe kimin bakacağı sorusu giriyor. Bakıcı mı, kreş mi, büyükler mi? Hangisi en iyi, en doğru?

Burada da yine en doğru yok. Aileye, bebeğe göre değişir. Hiçbir konuda en mükemmel tanımı yapılamayacağına göre bu konuda da mükemmelik aranmamalı. Kaldı ki anne çocuğuna kendisi baktığında en mükemmel olabilir mi bu da tartışılır. Dolayısıyla; kriterlerinizi belirleyin, beklentilerinizi netleştirin, gerçekçi olun.

Önceliklendirdiğiniz konuları çoğunlukla karşılayan çözüm en doğru çözümdür.

 anne 

VİCDAN AZABI:

Çalışan anneleri en zorlayan konu aslında kendi kendilerine yarattıkları bu suçluluk ve vicdan azabı duygusu. İşin kötüsü, bu olumsuz duygular gitgide artabilen, anneyi kontrolüne alan, çocuğa ve tüm aileye yayılabilen duygular. Annenin; başta bahsettiğimiz çalışıp çalışmama sorgulamasını kendine güvenen bir şekilde yapamaması durumunda, bu duygulara kapılması çok doğal. Oysa başta kendi için çalıştığını unutmamalı. İş hayatı, sadece maddi olarak değil kişisel gelişim anlamında da katkı sağlıyor. Birçok yetkinlik ve beceri kazandırıyor. Aslında bunlar aile hayatına, çocukla ilişkilere aktarılabilecek faydalar. Kısacası anne; çalışarak yanlış yapmadığını, çocuğuna zarar vermediğini düşünürse diğer tüm olumsuz duygular da ortadan kalkıyor.

YETİŞEMEME DUYGUSU:

Hem iş hem ev-çalışan anneler aslında iki tam zamanlı işte çalışıyor. Böyle olunca da başta zaman sonra da enerji yetmiyor. Bir de kişisel mükkemmeliyetçlik ve kontrolcülük yüksekse yetişememe duygusu daha yoğun yaşanıyor.

Çözüm: delegasyon! İş dünyasında nasıl ki her işi insan kendisi yapmıyor; takım arkadaşlarına, ekibine aktarıyor; iş bölümü yapıyor anne de evde birçok işi aktarılabilir. Başta eşler olmak üzere çevrede yardıma hazır kişiler var. Yeter ki bu kaynakları iyi kullanalım. Bunu yapmadığında çalışan anne kendinden vazgeçiyor. Yaptığım birçok çalışmada; “kendine zaman ayırmak” annelerin lüks olarak gördüğü bir konu. Oysa ki bu bir gereklilik! Anne olarak siz her boyutta sağlıklı olmalısınız ki aileniz de sağlıklı olsun. Kendini beslemek de bunun temeli.

 aile 

KARİYER BEKLENTİSİ:

Çoğu çalışan anne aslında işinde mutlu olmadığı için çalışmak istemediğini dile getiriyor. “Çalışırdım ama bu işi yapmazdım”, “farklı bir iş yapardım”, “bu tempoda çalışmazdım” söylemlerini o kadar çok duyuyorum ki… Ancak bu konu; anne olmakla ilgili değil! Kişisel olarak kariyer planlarınızı tekrar gözden geçirmeniz, sonrasında da sizi daha mutlu edecek bir iş ortamı için adımlar atmanız gerekir.

Ebeveyn Koçu Figen Küçükkoner Kırca

anneysen.com tarafından hazırlanmıştır.
Yayın tarihi: 02.12.2015
182 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.