Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI ‘DEPRESYON’

Çağımızın hastalığı ‘depresyon’
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Çoğu zaman depresyon olarak adlandırmadığımız, günlük hayatın öğeleri olarak gördüğümüz bazı durumlar aslında tam da bu hastalığın belirtilerine işaret edebiliyor. Özellikle mevsim geçişlerinde daha sık yaşanan duygu durum bozuklukları ilkbaharda da ortaya çıkabiliyor.

Her yaşta, hatta çocuklarda bile görülebilen bu hastalık insanları çok çeşitli şekillerde etkiliyor. En az 2 hafta süren duygu durum çökmelerinin depresyon belirtisi olduğunu dile getiren Nöroloji Uzmanı Doktor Mehmet Yavuz, hayatımızı psikolojik, sosyal ve fiziksel açıdan etkileyen depresyon ile ilgili görüşlerini paylaşıyor.

Duygusal olarak çöken hasta karamsarlaşmaya ve zihinsel olarak (kendine zarar verme dahil) kötü düşüncelerle meşgul olmaya başlar. Vücudunda ağırlık ve yavaşlama ortaya çıktığı için, davranışları da içe kapanma yönünde değişir. Gün içindeki gelip geçici moral bozulmaları depresyon olarak adlandırılmaz.

Yılın belli dönemlerinde, yaşam olaylarından bağımsız oluşu ve gün ışığının arttığı dönemlerde düzelme olması mevsimsel depresyonu diğer depresyon türlerinden ayırır.

depresyon

MEVSİMSEL DEPRESYONUN DİĞER DEPRESYON TÜRLERİNDEN FARKI

En az iki yıl üst üste olmak kaydıyla, yılın belli dönemlerinde ortaya çıkan, sebep olarak herhangi bir yaşam olayının gösterilemediği duygu durum çökmelerine mevsimsel depresyon denir. Gün ışığının azalmaya başladığı sonbahar ve kış ayları mevsimsel depresyon açısından yüksek risk taşıyan dönemlerdir. Ancak, ilkbahar ve yaz aylarında da görülebilir. Soygeçmişte Bipolar Bozukluk (Manik Depresif Bozukluk), depresyon gibi hastalıkların olması, kadın cinsiyet, zor yaşam koşulları, ağır fiziksel hastalıklar, gün ışığından az yararlanan bölgeler (kutuplara yakın olan bölgeler gibi) mevsimsel depresyon açısından riski artırır.

DEPRESYONUN BAŞLICA NEDENLERİ

Beyindeki kimyasal dengenin bozulması bu hastalığın oluşmasında önemli yer tutar. Beyinde bulunan seratonin ve noradrenalin adını verilen kimyasal maddelerin sinir hücreleri arasındaki sinaps ismi verilen boşluktaki miktarları azalır. Bu azalma, depresif bulguların ortaya çıkmasına neden olur. Kimi zaman kendiliğinden olan bu azalma, kimi zaman da bazı zorlayıcı yaşam olaylarından sonra gerçekleşir. Geçmişte yaşanan travmalar, kayıplar, üzüntü ve zorlanmalar, hala devam eden sorunlar, yeni ortaya çıkmış zorlayıcı yaşam olayları, düşük eğitim düzeyi, yoksulluk da depresyona neden olabilir. Ailesinde depresyon olan kişi depresyon açısından risk altındadır, yani kalıtsallık bu hastalığın önemli nedenlerindendir.

KADINLAR DEPRESYONA DAHA YATKIN

Kadın cinsiyeti erkeklere göre daha fazla depresyona girme riski taşır. Bunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte hormonal, kadının günlük yaşamdaki yükünün fazla oluşu, sorumluluğunun artması, erkeklere göre psikiyatriye daha kolay başvurmaları (tanı konulan vaka sayısının çok oluşu), erkeklerin depresyonlarında görülen alkol ve madde kullanımının depresyon tanısını koymayı geciktirmesi olabilir.

Yas yaşayan bazı kişiler yas sürecinin beklenenden daha uzun sürmesi sonucunda depresyona girebilirler. Ağır düzeydeki kaygı bozukluklarında da bireysel ve sosyal yaşam bozulacağı için depresyon ortaya çıkabilir. Sosyal fobide depresyon görülme sıklığı %40’tır. Bu oran eş hastalanmanın (sosyal fobiye bağlı depresyon ortaya çıkması gibi) önemini vurgulaması açısından çarpıcıdır.

depresyon

DEPRESYONDA OLDUĞUMUZU NASIL ANLARIZ?

Kişide gün boyu süren bir depresif duygu duruma ek olarak, ilgi ve istek kaybı, zevk alamama, kilo kaybı ya da artışı, uykusuzluk ya da uyku artışı, hareketlerde yavaşlama, yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı, huzursuzluk, değersizlik ve suçluluk duyguları, odaklanma zorluğu, kararsızlık, kendine zarar verme düşünceleri varsa kişi depresyonda olabilir. Ancak depresyon denebilmesi için, bu belirtilerin iki haftadan daha fazla sürmesi gerekir.

DEPRESYON KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Depresyon kadınların %20’sinde, erkeklerin %10’unda, ergenlerin ise %5’inde görülür. Özelllikle son dönemlerde yaygın bir hastalık olarak göze çarpan depresyon hastalığı ile ilgili yapılan araştırmalar, insanların yaklaşık %15’inin hayatlarının bir döneminde major depresyon geçirdiğini ortaya koymaktadır.

Kadınların depresyon sıklığı erkeklerden iki kat daha fazladır. Genelde görülme yaşı 20 ile 50 arası olsa da, yaşlılarda bu hastalığın sıklığı artmaktadır. Boşanmış, ayrılmış kişiler, sosyoekonomik düzeyin düşük olması ve işsizlik, sosyal ve çevresel desteğin az oluşu, uzun süren zorlayıcı yaşam tarzı da depresyon riskini artırır.

DEPRESYON TEDAVİSİ

Seratonin ve noradrenalin isimli kimyasal maddelerin miktarlarını düzenleyen antidepresanlar, bu hastalığın tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır. Bazı vakalarda anksiyolitik (kaygı gidericiler), antipsikotik (psikotik belirtiye yönelik ya da tedavi güçlendirici olarak kullanılanlar), tiroid hormonu, lityum kullanılabilir. Kimi ağır vakalar yatarak tedavi edilir. Bunun dışında psikoterapi (özellikle bilişsel davranışçı psikoterapi) depresyon tedavisinde önemli yer tutar. Ancak bu terapi yöntemi tek seçenek değildir ve uygun olan vakalarda diğer terapi yöntemleri de tercih edilebilir. Kişinin keyif aldığı ve işlevselliğinin arttığı uğraşılar da tedavide yarar sağlar.
 

Yayın tarihi: 10.03.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.
  
Doğum kilolarını böyle verin!yeniSağlam Kafa Sağlam VücutAyfer Sağlam

Doğum kilolarını böyle verin!

Doğum sonrası kilolarından kurtulmak isteyen anneler, çocuğu ile spor yapmak isteyen anneler ‘Puset egzersizleri’ tam sizin için.Devamı >
Çocuğumun boyu ileride kaç cm olacak?yeniDoktor AmcaR. Süha Ünüvar

Çocuğumun boyu ileride kaç cm olacak?

Çocuğunuzun erişkinlik döneminde boyunun kaç cm olacağını merak ediyor musunuz?Devamı >
Anne-bebek dostu sezaryenyeniDenizceSibel Deniz Toledo

Anne-bebek dostu sezaryen

Doğum tercihlerimizi planladığımız gibi sezaryen olması gerekmesi durumunda da bunun elden geldiğince siz ve bebeğiniz için saygılı ve normal doğuma en yakın şekilde olması için planlayabilirsiniz. Devamı >
Hamilelik döneminde cinselliği bırakmayın!Carpe DiemDolunay Kadıoğlu

Hamilelik döneminde cinselliği bırakmayın!

Gebelik döneminde kadındaki fizyolojik ve duygusal değişiklikler bazen de erkekteki duygusal değişimler, çiftin cinsel yaşamını ister istemez etkiler. Cinsel Terapist Dolunay Kadıoğlu, hamilelikte cinsellik hakkında bilgiler verdi.Devamı >