Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BEBEKLİK DEPRESYONU NEDİR?

Bebeklik depresyonu nedir?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Zeynep Şimşek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

01.12.2017 - 00:00 | Son Güncelleme:

Bebeklik depresyonu nedir? Bebeklik depresyonu neden yaşanır? Bebeklik depresyonunun tedavisi nasıl yapılır. Hep birlikte örnek bir vaka ile inceleyelim.

Danışan 14 aylık iken babasını kaybetmiştir. Babasının ani ölümünden sonra 1 hafta içinde yaşadığı semtten ve evinden de ayrılmak zorunda kalır. Takip eden haftalarda annesi bebeğinin davranışlarında ve alışkanlıklarında değişimler fark eder. Beslenmeyi reddetme, uyumayı reddetme, kullanabildiği sözcükleri kullanmama gibi… Tüm gelişim alanlarına etki eden bu değişimleri profesyonel biri tarafından anlamlandırmak adına bir çocuk doktoruna ve çocuk psikiyatristine götürür. Yapılan değerlendirmelerden sonra bebeklik depresyonu tanısı alır. Bu sürecin ardından ayrıntılı bir gelişim değerlendirmesi, izlenmesi ve terapi süreci için benimle iletişime geçtiler.

Yaptığım değerlendirme ile, bebekte aşağıdaki kapsamda bir gelişim geriliği gözlemledim.

  • İfade edici dil sınırlı,
  • Zeka gelişimi iyi, ancak bilişsel beceri gerektiren bir çok beceriden kaçıyor,
  • Oyun kurmuyor, oyuncaklara ilgisiz, seslere tepki göstermiyor, sosyal beceri gerektiren etkileşimlerde bulunmuyor,
  • Duygu durum bozukluğu var.
  • Seans esnasında göz kontağı kurmuyor, her türlü iletişimi reddediyor.
  • Odadaki her objeyi alıp etrafa atıyor, ancak oynamıyor.
  • Aşırı hareketlilik, odaklanmama, dinlememe ve genel olarak bir reddetme davranışı söz konusu,

Annenin bebeğiyle ilgili gözlemleri ve ev ortamında yaşadığı sıkıntılar ise;

  • Uyku bozukluğu (36 saatlik zaman diliminde aralıklı olarak toplamda 7-8 saat uykuda kalıyor.),
  • Anne dışında kimseyle iletişim kurmak istemiyor, zorlandığı taktirde kaçma, ağlama ve öfke nöbetleri geçiriyor,
  • Yeme bozukluğu var,
  • Uykuda ve uyanıkken aşırı öfke ve ağlama nöbetleri görülüyor,
  • Herhangi bir sebeple ağlamaya başladıktan sonra 1-2 saat sakinleşemiyor,
  • Anneden ayrılma anksiyetesi var (terkedilme duygusu).

Bu vakayla ilgili değerlendirmelerimi şu şekilde özetleyebilirim:

Bebek şu an 26 aylıktır. Bebekteki tüm bu değişimler ve tepkisel davranışlar hayatındaki köklü değişimleri anlamlandıramadığı için görülüyor. Babanın ani olarak gidişi terkedilmeye gösterilen bir tepki, çünkü 26 aylık bu bebeğin ölümü algılama süreci, bir şeyin eksikliğini hissetmek şeklindedir. 1,5 yıl boyunca bebeğin babayla geçirdiği zaman dilimleri en az anne kadar uzun olduğundan bebek babayı birinci ebeveyn olarak görmüştür. Kısacası öz bakım becerileri ortak olarak karşılandığından, danışanın süreçten etkilenme şiddeti de bu yoğunlukla paralellik gösteriyor.

Ağırlıklı olarak beslenme esnasında babanın eşlik etmesi, şimdi yemek yemeği reddetmesine neden oluyor. Uyku bozukluğunun kaynağı ise annesinin de gideceği duygusuna sahip olmasındandır. Bu yüzden sürekli annenin kucağında olmayı istiyor. Dikkat çeken bir başka husus ise, ortamda bir erkek varsa ve çok acıkmışsa, beslenme esnasında o kişinin de olmasını istiyor. Ya da ağlama nöbetlerinde bir erkeğin müdahale etmesiyle daha kolay sakinleşiyor.

Bu noktada terapi sürecinde yaptığımız uygulamalardan da bahsetmek istiyorum;

  • Oyun terapisi,
  • Yönlendirmelerim doğrultusunda annenin bebekle iletişim kurma çalışmaları,
  • Annenin oyun kurma konusunda eğitilmesi,
  • Bebeği sakinleştirecek olumlama cümlelerinin paylaşılması,
  • Seans esnasında serbest alan yaratmasını sağlamak,
  • Uyku ritüelleri planlamak,
  • Yemek yeme ritüelleri planlamak,
  • Anneden, bebeğin öfke nöbetleri sıklık, süresi ve durumuyla ilgili günlük notlar tutmasının istenmesi,
  • Her seans anneyle ayrıntılı görüşmeler yapılması, ev çalışmalarından çıkan sonuçlar ile seansların yeniden düzenlenmesi,

3 AYLIK TERAPİ SEANSLARI ARDINDAN SONUÇLAR İSE ŞÖYLEDİR:

  • Seans esnasında öfke ve ağlama nöbetleri tamamen bitti.
  • İsteklerini elde etmedeki ısrarları azaldı, ve süresi kısaldı.
  • Farklı sesleri daha yoğun kullanmaya başladı.
  • Oyuncaklarla oynamaya başladı.
  • Göz teması arttı.
  • Seanslarımızda kendisi de oyun kurmaya başladı ve oyuna beni de dahil etmeye başladı.
  • Anneye bağımlılığı azaldı.
  • Terapi esnasında anneden değil, benden yardım istemeye başladı.

TERAPİ SÜRECİNİN 3. AYINDA ANNE DE GÖZLEMLERİNİ PAYLAŞTI:

  • 3 aylık seans sonrasında 24 saatlik zaman diliminde geceleri 10-11 saat uyuyor.
  • 3 ayın sonunda her gün 2 ana (bazen 3) öğün ve ara öğünde bazen meyve bazen yoğurt yemeye başladı.
  • Fiziksel gelişimi normale döndü, boy ve kilo gelişimi gayet iyi ve acıkma hissi başladı.
  • Bebek artık fizyolojik ihtiyaçlarının karşılanma zamanlarında aşırı tepkisel yaklaşmıyor.

Tüm bu ilerlemeler sayesinde, bu sürecin bebeğin gelişimine olumsuz etkileri azalmıştır. Oyun park zamanları, deniz kampları, akranlarıyla buluşma zamanları gibi ruhsal rehabilitasyon ile keyif alacağı etkinlikler planlanmıştır; kendini ifade etme tarzı, işaret dili veya bazen de tek heceli sözcükler çıkarması ile kendini göstermeye başlamıştır. Öfke nöbetleri sonlanmış, ağlama ve kolay ikna edebileceği kişilere karşı inatlaşma şekline dönüşmüştür. Terapi anneninde yoğun çabalarıyla hızlı bir şekilde ilerlemiştir. Danışanın takibi devam etmektedir.
 

Yayın tarihi: 01.12.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.