Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BAŞKALARININ ÖNÜNDE KONUŞMAKTAN ÇEKİNİYOR MUSUNUZ?

Başkalarının önünde konuşmaktan çekiniyor musunuz?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Ramazan Şimşek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

Sosyal kaygı bozukluğunun hayatınızı etkilemesine izin vermeyin.

Sosyal fobi olarak da bilinen sosyal anksiyete bozukluğu, kişinin sosyal durumlara karşı aşırı ve mantık dışı korku duyduğu bir tür anksiyete rahatsızlığıdır. Evlilik ve Çocuk Terapisti Uzman Psikolog Ramazan Şimşek, sosyal kaygı bozukluğunun belirtilerini sıraladı ve tedavisi hakkında önemli bilgiler verdi.

Kişinin başkaları tarafından yargılanabileceği ve eleştirilebileceği korkusundan kaynaklanır ve sıklıkla rezil bir duruma düşeceği endişesi yaşanır. Sosyal anksiyetesi olan kişiler korkularının yersiz olduğunu bilmelerine rağmen üstesinden gelemezler.

Sosyal anksiyeteyi en çok tetikleyen durumlar

  • Başkalarının önünde yemek veya içmek,
  • Başkalarının önünde konuşmak, sunum yapmak
  • Herkesin ilgi odağı olmaktır.

Sosyal anksiyetenin belirtileri

  • Sosyal durumlara karşı yoğun kaygı yaşamak,
  • Sosyal durumlardan kaçınmak,
  • Kalp çarpıntısı, terleme, titreme, yüz kızarması, mide ekşimesi ve ishal gibi kaygı belirtileridir.

Tedavi yolları ve öneriler

  • En etkili tedavi yöntemi bilişsel-davranışçı olarak bilinen terapi yöntemidir. Bu terapinin temel amacı önce kişinin akıl dışı, mantık dışı olan düşüncelerini etkili bir biçimde daha akılcı ve işlevsel hale getirmektir. Örneğin herkesin sivilcelerine baktığını düşünen bir kişinin yakınlarına bunu sormasını sağlayarak onların gerçek düşüncesini öğrenmesi bu fikri değiştirebilir.
  • Terapinin ikinci aşaması kişinin sosyal ortamlardan kaçmasını engellemektir. Adım adım azdan çoğa doğru bu ortamlarda kalması sağlanır. Kaldığı durumlara karşı tepki vermesine yardımcı olmak çok önemlidir.
  • Üçüncü aşama ise sistematik duyarsızlaştırma ya da korkulan duruma gerçek hayatta maruz kalmayı içermektedir. Sistematik duyarsızlaştırmada aşamasında kişiyi çekindiği, ürktüğü durumu hayal eder ve korkularıyla ‘imgesel’ yani hayali olarak güvenli bir ortamda başa çıkmayı öğrenir. İmgesel çalışmanın ardından gerçek hayat durumlarına maruz kalma başlar. Maruz kalmada terapistin desteğiyle kişi aşamalı olarak kendisi için ürkütücü olan durumla karşı karşıya gelir.
  • Bu tedavinin yanında kişinin öz güvenini artıran her adım önemlidir.
  • Kişinin nefes egzersizlerini öğrenmesi ve çalışma öncesi uygulaması fobik durumlarla başa çıkmada gücünü artırmaktadır. 
Yayın tarihi: 01.09.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.