Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ALDATIYORUM VE ALDANIYORUM DİYORSANIZ…

Aldatıyorum ve aldanıyorum diyorsanız…
4 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Merve Savaşkan’ YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Psikolog ve Aile Terapisti
 
 

05.12.2017 - 14:32 | Son Güncelleme:

Günümüzde çoğu ilişki dışarıdan bakıldığında, kusursuz gibi görünse de gerçekte neler yaşandığını çiftlerin sadece kendisi bilir. Çoğu ilişkide gelişen teknoloji, değişen yaşam standartları ve yetiştirilme tarzının etkileri ile ihanet, güvensizlik ve kıskançlık döngüsü mevcuttur.

Birbirlerine henüz hiç ihanet etmeseler de yoğun güvenme probleminin ardında yaşamsal olarak çiftler birbirlerini kısıtlar, çeşitli faaliyetlere engeller koyarak ve sürekli takipte kalarak kendilerini ve ilişkilerini koruduklarını düşünür. Sürekli bir aldatılma korkusu ve bir gün gerçekleşecek beklentisi çiftlerin peşini bırakmaz. Üstelik bu güvensizlik için önceden aldatılmış olmaya da gerek yoktur, deneyimlenmese de bu korku hep mevcuttur. Çok sevdikleri halde güvenmek kolay değildir.

NEDEN ALDATIR YA DA ALDANIRIZ?

Sorusunun birçok cevabı vardır. Bu sorun bazen kişinin kendinden kaynaklı bir problemi olabildiği gibi tamamen karşı taraf ile de ilgili olabilir. Ancak aldatma / aldatılma döngüsünde tek taraflı olarak kusurlu olan, aldatan ya da aldatılandır demek; bu durumu bir tarafın hatası görmek şüphesiz bir yüzleşmeden kaçınmadır. Hatalı olan kişiler değildir; yanlış olan bir taraf değildir, sorunlu alan sadece ilişkinin ta kendisidir.

Partneriniz sizi aldatsa ya da aldatılan siz olsanız da çevreniz tarafından çok sevilen, saygın, başarılı, iyi biri olabilirsiniz. Bu durumda hemen kişileri yargılamaya çalışmamalı ve kişiye kötü sıfatı yakıştırılmamalıdır. Çünkü kötü olan kişi, değil ilişkidir.

Aldatmanın birçok nedeni olabilir; geçimsizlik, farklı bir arayış, örnek alınan yanlış aile ilişkileri, tatmin edilmeyen duygular, uzaklık, alışılmış ya da öğrenilmiş ilişki tarzı, alkol, başka problemlerin yansıtılması gibi çoğu şey sayılabilir ancak bunlar tamamen karakter özelliği olmayabilir, kötü giden bir ilişkinin sonucu olarak aldatma durumu yaşanabilir. Her ne kadar psikolojik etmenleri içerisinde barındırsa da aldatmanın genetik üzerindeki çalışmaları da mevcuttur.

Son zamanlarda bilim adamlarının yaptığı araştırmalar ile aldatmanın geni bulundu. Stokholm'deki Karolinska Enstitüsü tarafından yürütülen araştırmada, en az beş yıldır birlikte olan çiftlere testler yapıldı. Araştırmanın sonuçlarına göre, AVPR1A 334 isimli genden iki tane sahip olan erkeklerin eşlerine bağlılık konusunda zayıf oldukları ortaya çıktı. Kadınlarda ise İngiltere'de Prof. Tim Spector ve ekibi; 1600 tek ve çift yumurta ikizi üzerinde yaptıkları araştırmayla, kadınların sadakat ve genetik yapıları arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu iddia etti. Fakat tamamen genetiktir demeyeceğimiz bu oranlar psikolojik ve çevresel faktörlerin etkilerini bir kez daha bizlere gösteriyor. İlişkilerinde aldatılma sorunları, güven problemleri yaşayan çiftlerin görünürdeki problemleri bu olsa da altında yatan buna iten sebepleri mutlaka araştırılmalıdır. Çiftler çözemedikleri bu noktalarda psikolojik destek ve çift terapisi mutlaka almalıdırlar. Bu terapiler ilişkiyi bitirme ya da devam ettirme kararını terapistin vermesi demek değildir. İlişkinin sağlıklı yaşanması, devam etmesi ya da sonlanması için en uygun seçeneği kişilere buldurma üzerine kararları kendilerinin alacağı bir sistemdir.

Yayın tarihi: 05.12.2017
4 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.