Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BAHAR YORGUNLUĞUNU DOĞRU BESLENMEYLE ÖNLEYİN

Bahar yorgunluğunu doğru beslenmeyle önleyin
9 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Şeyma Yılmaz’ YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

İçinde bulunduğumuz şu dönemde, gün boyu değişen hava sıcaklarına bağlı olarak kendisini halsiz, hasta ve yorgun hissedenlerin sayısı artıyor. Oysaki bahar yorgunluğunu doğru beslenmeyle önlemek mümkün. Peki, bu aylarda ne yemeli ne içmeliyiz? Diyetisyen Şeyma Yılmaz anlatıyor…

Bahar aylarında havadaki pozitif ve negatif yüklü iyonların artması insan biyoritminde olumlu ya da olumsuz etkiler yaratabiliyor. Pozitif iyonlar iyi hissetme ve mutlulukla ilişkilendirilirken, negatif iyonlar yorgunluğa ve halsizliğe neden olabilir. Ayrıca bahar aylarına geçişte vücut metabolizmasında oluşan değişiklikler ve gecelerin kısalmasıyla birlikte uyku süresinin kısalmaya başlaması beraberinde yorgunluk ve halsizlikle birlikte ruhsal problemlere de yol açabiliyor. Yeterli besin alınmaması, hareketsiz yaşam biçimi, vitamin ve mineral eksikliği, tiroid bezinin çalışma düzensizlikleri, enfeksiyon hastalıkları, kalp- damar rahatsızlıkları, sigara ve alkolün fazla kullanılması da yorgunluk belirtilerini artıran unsurlar olarak sıralanıyor.

BAHAR AYLARINI NEŞEYLE KARŞILAMAK İÇİN ÖNERİLER

Dolayısıyla daha iyi hissetmek, hastalıklardan korunmak ve bahar yorgunluğunu hafifletmek için bağışıklık sisteminizi güçlendiren, vitamin ve mineral ihtiyacınızı karşılayan düzenli ve dengeli beslenme büyük önem taşır. İşte bahar yorgunluğunu önlemek, bahar aylarını daha zinde, enerjik, keyifle ve neşeyle karşılamak için öneriler…

1. Kahvaltıyı atlamayın

Güne dengeli ve sağlıklı hafif bir kahvaltıyla başlamak sindirim sistemini aktive ederek metabolizmanın çalışmasını sağlar, sabah yorgunluğunu atmaya destek olur ve iyi hissetmenize yardımcı olur. Kahvaltıda çok yağlı besinler, kızartmalar, hamur işleri, rafine tahıllar, çok şekerli seçenekler yerine peynir, süt, yumurta gibi kaliteli protein kaynakları ve tam tahıl ürünleri tüketmelidir. Meyve ya ve sebzeleri kahvaltı sofranızdan eksik etmemelisiniz. Mümkün olduğunca sosis, salam, sucuk ve benzeri şarküteri ürünlerini az tüketmeli ve kahvaltıyı simit, poğaça gibi ürünlerle geçiştirmemeye özen göstermelisiniz. Kahvaltınızı uyandıktan sonra en fazla bir saat içinde yapmaya çalışmalısınız.

su tüketimi

2. Su tüketimini artırın

Vücuttaki su oranının azalması, yorgunluk ve halsizliğe yol açabilir. Baharın gelmesiyle birlikte dolaşım problemleri yaşamamak, vücudunuzdaki toksinlerden kurtulmak ve yavaşlayan metabolizmanızı hızlandırmak için susuzluk hissini beklemeden günde en az 2 litre su için. Tadından hoşlanmıyorsanız taze meyve, limon veya kabuk tarçınla aromalandırabilirsiniz.

3. Kefirle bağışıklığınıza güç katın

Kefir ve probiyotik özellikli yoğurtlar sindirim sisteminizi dolayısıyla bağışıklık sisteminizi destekler ve güçlendirir. Kefir içmek bağırsak florasını düzenler, bu dönemde oluşacak sindirim problemlerini engeller, hastalıklardan korur. Kefirdeki laktoz oranı azaldığı için laktoza duyarlı kişiler de rahatlıkla tüketebilir.

kefir

4. Çay - kahve tüketimine dikkat

Gün içerisinde sıkça tükettiğiniz çay, kahve gibi kafeinli içeceklerin miktarına dikkat edin. Kafein belli bir dozda alındığında enerjik ve zinde hissetmeye yardımcı olurken, aşırı tüketiminin depresyonu tetiklediği biliniyor. Günde 2-3 kupadan fazla kahve tüketmemeye çalışın. Çay, kahve, kolalı içecekler gibi kafeinli içecekler yerine yeşil çay, mate çayı, beyaz çay gibi bitki çayları metabolizmanızın hızlanmasına ve vücuttaki ödemin atılmasına yardımcı olacaktır.

5. Meyve sebze ve lifli beslenmeye ağırlık verin

Lifli, posalı ve glisemik indeksi düşük besinler tüketin. Yüksek posalı besinler bağırsakları çalıştırır, kabızlığı azaltır ve kilo vermeyi kolaylaştırır. Günde en az beş porsiyon sebze ve meyve tüketmeye özen gösterin. Meyve ve sebzeler içerdikleri vitamin, mineral ve antioksidanlarla vücudun daha enerjik olmasını sağlarken aynı zamanda vücut direncini artırır, bağışıklık sistemini güçlendirir. Öğle ve akşam yemeklerinde mutlaka sebze yemeği ve salata bulundurun. Yorgunluktan korunmak için rafine edilmemiş karbonhidrat tüketimi önemlidir. Kurubaklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek), kepekli tahıl ürünleri (tam buğday ekmeği, yulaf, kahverengi pirinç, kepekli, tam buğday makarna /un, bulgur) zengin vitamin ve lif içerikleriyle ve kan şekerinde dalgalanmalar yaratmaması sebebiyle ağırlık verilmesi gereken besinlerdir. Glisemik indeksi yüksek, işlenmiş gıdalar, ağır hamur işi ve tatlılardan ise uzak durmaya çalışın.

sağlıklı beslenme

6. Az ve sık beslenin

Sık sık ve az yemek daha enerjik hissetmenizi sağlar, hazımsızlık sorununuzu en aza indirir. Ayrıca uzun süren açlıklar kan şekerinizin dengesiz düşmesine ve yükselmesine neden olabileceğinden kendinizi kötü hissetmenize de sebep olabilir. Bu nedenle yemeklerinizi üç ana, üç ara öğün şeklinde tüketmeye özen gösterin.

7. Daha çok balık yiyin

Kızarmış, kavrulmuş etler yerine haşlanmış, fırınlanmış ya da ızgara et (kırmızı et, tavuk, balık, hindi) tüketin. Balık etine haftada 2-3 kez yer verin. Balığın omega-3 kaynağı yani sağlığa faydalı yağ içerdiği bilinmektedir. Araştırmalar omega-3’ün serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterler üzerine etki ederek yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon bozukluğu gibi şikayetlerde etkili olduğunu göstermiştir. Özellikle omega-3 içeriği yüksek olan somon balığı D vitamini depolanmasına da yardımcıdır.

egzersiz

8. Düzenli egzersiz yapın

Düzenli egzersiz ile metabolizma hızlanır, dokuların yeterli düzeyde oksijenlenmesi, kalp damar sistemi ve solunumun düzenlenmesi sağlanır. Açık havada her gün 30 dakika tempolu yürüyüş hem fiziksel hem de ruh halinizde olumlu etkiler yaratacaktır. Ayrıca D vitamini depolamak için de iyi bir seçenektir. Yürüyüş dışında yüzme, ip atlama, bisiklete binme gibi aktiviteler, gevşeme egzersizleri, yoga ve pilates programları da faydalı olacaktır.

9. Uykunuza önem verin

Uykusuz kalmak ya da kaliteli uyuyamamak, ertesi gün halsizlik, mutsuzluk, konsantrasyon eksikliği gibi birçok soruna yol açabilir. Bu nedenle düzenli uyku saatleri ayarlamalı, erken yatıp erken kalkmaya dikkat etmelisiniz. Mümkün olduğu kadar 8 saat uyumaya çalışın. Uykusuzluk problemiyle uğraşanlar yatmadan önce ıhlamur, melisa, papatya veya adaçayı içebilirler.

Yayın tarihi: 24.02.2017
9 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.