Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

LOHUSALIKTA DÖKÜLEN SAÇLAR YENİDEN GÜRLEŞİR Mİ?

Lohusalıkta dökülen saçlar yeniden gürleşir mi?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Doğum yapan bütün kadınların saçları dökülür ama...

Lohusalıkta görülen saç dökülmesine doğum yapqn kadınların tümü maruz kalabilir. Dökülme sürecinin kısa bir dönem yerine aylarca sürebiliyor olması da saç dökülmesini daha fazla endişe edilebilir bir tablo haline dönüştürüyor. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Şaşoğlu, lohusalıktan saçların dökülme nedenlerini anlattı.

Saç dökülmesi problemi yaşayan lohusa kadınların bilmeleri gereken en önemli nokta, bu saç dökülmelerinin geçici olduğu ve mutlaka sağlıklı saçların büyük oranda yerine tekrar gelebileceğidir. O halde bu saç dökülmeleri neden kabus halini alacak kadar hızlı ve yoğun saç kayıplarına kadar gidebilen durumlara dönüşüyor?

Hamilelik döneminde saçlar gürleşiyor

Gebelik süresince kadının tüm gelişme hormonları ve östrojen düzeyleri en üst düzeyde seyrederken saçlar çok güçlü bir şekilde canlanır. Saç kökleri üretim fazına (Anagen Faz) girerek saçların daha da sağlıklı uzamasını destekler. Burada rol oynayan en önemli faktörlerden biri gelişme hormonlarıdır. Bu hormonlar her hücre düzeyinde olduğu gibi saç kökü hücrelerinde de yenilenme ve yaşamsal faaliyetlerini üretim düzeyinde sürdürme yeteneği sunarlar. Bunun sonucu olarak saç kökü hücreleri gebelik süresince üretim fazında olacağından saçları daha güçlü ve sağlıklı üretmeye başlarlar. Bunun sonucunda gebelikte saç dökülmesi azalır. Böylece saçlar gür ve sağlıklı görünür.

Burada rol oynayan ikinci faktör ise östrojen hormonudur. Östrojen hormonu saç lehinde çalışan, sağlıklı saç gelişimini destekleyen ve saçları koruyan bir hormondur. Gebelik döneminde artan östrojen hormonu da sağlıklı saç gelişimini çok iyi bir şekilde destekleyerek saç köklerinin üreme fazında devam etmesini sağlayarak saçların uzamasını ve gelişmesini destekler ve saç dökülmesine engel olacak şekilde saçları korur. Bunların sonucu olarak gebelik döneminde herhangi bir saç dökülmesi problemi olmadığı gibi tersine hamile kadınlarda hiç olmadığı kadar güçlü, sağlıklı saçlar oluşur.

Bebeğin doğumuyla sonlanan gebeliği takiben tüm sistemde gelişim hormonları ve östrojen hormonu olması gereken normal düzeylerine iner. Böyle bir hormonal düzenleme saç kökü hücrelerinde yoksunlukmuş gibi algılanarak gebelik süresince alıştığı hormon düzeylerini yakalayamayan saç kökü hücreleri sanki bu hormonlar eksikmiş gibi, göreceli bir algılamayla yoksunluk belirtisi olarak saç üretimini büyük oranda durdurur. İşte tam bu noktada saç kökleri toplu halde istirahat dönemine (Telogen Faz) girerler ve saçlar 2-3 ay gibi kısa bir sürede dökülmeye başlar. Saç kökü hücrelerinin istirahat fazını uzatma yönündeki davranışlarını sürdürmeleriyle saç dökülmesi de 5. veya 6. aya kadar uzayabilir. Saçlarının büyük bir kısmını aylar içinde kaybeden anne haklı bir telaşa düşer. Bu dökülmeler daha da sürerse kel mi kalacağım korkusu kabusa dönebilir.

İyi haber, bu dökülmelerin normal koşullarda her lohusa kadında görüldüğü ve en geç 6 ay içerisinde de sonlanarak dökülen saçların tekrar yerine gelmesi yönünde olaylar zincirinin başladığıdır. Ancak bu doğal süreç her zaman kısa olmayacağından zaman zaman saç dökülmesi tedavisine başvurmak gerekebilir.

Tedavi için hap yutmayın!

Lohusalıkta saç dökülmesine karşı kullanılacak olan tedaviler saç derisine sürerek uygulanabilen ve lokal etkili ürünlerden ibaret olmalıdır. Ağızdan alınacak olan hap formundaki ürünlerin içerisindeki maddelerin anne sütüne geçme riski nedeniyle kullanılması doğru olmaz. Saçlı deriye sürerek uygulanabilecek ürünler içinden, etkisi en üst düzeyde olması için ve daha süratle, daha güçlü olarak etki edecek olan nanoteknolojiyle hazırlanmış nanozom içerikli iksir niteliğinde ürünler seçilmelidir. Bu ürünlerden de içeriğinde adenosine, grape seed extract ve azelaic acid gibi etken maddelerin hepsini birden içeriğinde barındıran losyonlar tercih edilmelidir. Aynı içerikli şampuanların normal günlük şampuan olarak kullanılması tedaviyi destekleyici nitelikte olacaktır. İçeriğinde yan etki oluşturabilecek ve saçlı deriye sürüldüğünde kana karışarak bebekte de yan etkilere yol açabilecek minoxidil ilacı bulunanlardan kaçınılmalıdır. 

Yayın tarihi: 06.05.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.