Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

LOHUSALIKTA 5. HAFTA

Lohusalıkta 5. hafta
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
25.12.2014 - 00:08 | Son Güncelleme:

Lohusalık döneminde 5. haftada annenin yaşadığı değişimler...

FİZİKSEL DEĞİŞİM

Bu dönem artık daha da rahat olunabilecek, neredeyse normale dönüşün tamamlandığı ve eski sosyal hayatın yaşanmaya başlanılabileceği dönem olarak kabul edilebilir. Akıntı iyice azalmıştır ve rahim normal hacmine dönmüş durumdadır. Bazen emzirmeyen annelerde bu haftalarda adet kanaması gibi bir kanama olabilir. Emzirenlerde ise ilk adet 10. aya kadar gecikebilir. İlişki için kısıtlama yoktur .Pozisyon olarak herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Artık doğumun ve gebeliğin izleri tamamen silinmiş gibidir.

PSİKOLOJİK DEĞİŞİM

4. hafta sonu ve 5. hafta başı cinsel dürtülerin peşinden gidilebilecek ve çoğu doktorun cinsel ilişki yasağını kaldırdığı dönemdir. Ancak annenin kendini ne derece hazır ve istekli hissettiğine bağlı olarak bir müddet daha beklenebilir. Cinsel dürtülerin en azından eşlerle paylaşılması ve sarılmak, öpüşmek gibi yöntemlerle tatmin edilmesi kadınlık hislerini destekler. Anne olmak, kadınlığı geride bırakmak anlamına gelmez. Aksine, hayatın zenginleştiği ve hayattaki mutluluk kaynaklarının çoğaldığı anlamına gelir.

Annenin, ilk ayı geride bıraktığı bu dönemde “bebek algısı” netleşmektedir. Bebeğini yük ya da sorumluluk olarak tanımlayan anneler için süreç zor ve stresli geçecektir. Ancak, bebeğini ona muhtaç olduğu için bir sorumluluk; onunla büyüyüp hayatına anlam katacağı için mutluluk kaynağı olarak gören anneler, daha rahat ve huzurlu bir lohusalık geçirirler.
Anne bu dönemde daha sık sosyalleşmeye, dışarı çıkmaya ve doğum öncesi yaptığı ve doğum sonrası ilk haftalarda yapamadığı işlerine geri dönmeye başlar. Anne, bebeğin dilini öğrenir, göz kontağı ile onun duygularını tanır ve artık anne olmanın tam anlamıyla nasıl bir his olduğuna vakıftır.

BESLENME

Gaz şikayetleri iyice azaldığı için normal beslenmenize geçebilirsiniz. Süt, yoğurt, kurubaklagiller, meyve ve sebzeler ve salatalara başlayabilirsiniz.

Q-3 yeterli alımı için haftada ortalama 2 kere balık tüketmeye çalışınız. Eğer bu mümkün olmuyorsa diyetinize günlük olarak 2 ceviz, 6-7 badem ekleyiniz.

Sizin yediğiniz kurubaklagiller bazı bebeklerde gaz sıkıntısı yapabilir. Eğer bebeğinizde böyle bir durum gözlemlediyseniz bu besinleri tüketmeyiniz. Ancak herhangi bir sıkıntı yaşamadıysanız haftada ortalama 1-2 kez kurubaklagil yemeği tüketebilirsiniz. Bu besinleri C vitamininden zengin (domates, yeşil biber, maydanoz, taze soğan, portakal, mandalina) besinlerle tüketmeniz içeriğindeki demirden daha fazla faydalanmanızı sağlayacaktır.

Vitamin açısından zengin olan sebze ve meyveler her öğün tüketilmelidir. Ancak tarım ürünleri veya haşere öldürücü ilaçlar ile muamele edilmiş olabilecekleri için sebze ve meyveleri mutlaka iyi yıkayınız. Aynı kurubaklagillerdeki gibi sizin yediğiniz bazı gaz yapıcı sebzelerin bebeğinizde de gaz yaptığını gözlemlediyseniz bunları emzirdiğiniz müddetçe tüketmeyiniz.

Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren hazır besinlerden uzak durmaya çalışınız. Yemeklerde iyotlu tuz kullanınız. Kuruyemişler ve kuru meyveler yüksek enerji, demir ve kalsiyum içerirler. Özellikle her gün kuru meyve tüketmeye çalışın.

Emziklilik süresince kalsiyuma olan ihtiyacınız da artmaktadır. Özellikle ileri yaşlardaki kemik sağlığınız açısından çok önemli olan bu minerali yeterli alabilmek için günlük aldığınız sıvının en azından 3 su bardağının süt ve süt ürünlerinden oluşmasına özen gösteriniz. Eğer bunları tüketmekte zorlanıyorsanız ya da sevmiyorsanız bu ihtiyacı peynir ve yeşil yapraklı sebze tüketerek karşılayabilirsiniz. 1 su bardağı sütün sağladığı kalsiyumla ortalama 2 kibrit kutusu beyaz peynirinki aynıdır.

Sigara kullanmayınız. Gebelik sırasında kullandığınız vitamin ve mineral desteğine doktorunuza danışarak devam edebilirsiniz.

BU İÇERİK, JİNEKOLOG OP. DR. TURGAY KARAKAYA, UZMAN KLİNİK PSİKOLOG ŞEYMA ÇAVUŞOĞLU ITRİ VE DİYETİSYEN SEÇİL KENAR TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR.

Yayın tarihi: 25.12.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.