Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

LOHUSALIKTA 2. HAFTA

Lohusalıkta 2. hafta
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Lohusalık döneminde 2. haftada annenin yaşadığı değişimler...

FİZİKSEL DEĞİŞİM

İlk haftayı atlattıktan sonra işler daha kolaydır. Önemli komplikasyonların çoğu atlatılmış olup vaginal kanlı akıntının devam etmesi dışında anne daha rahattır. Dikişler büyük oranda iyileşmiştir. Ancak tam iyileşme 3. haftanın sonunda olur. Bu nedenle dikişlerin korunmasına özen göstermeye devam etmek gerekir. Lohusalık dönemi annenin aldığı kiloların 2/3’ünü verdiği dönemdir. Bunun hemen hemen tamamına yakını ilk 2 haftada verilir. Yani 15 kilo almış olan bir gebe doğumdan sonra ilk 2 haftada bunun 10 kilosunu vermiş olur. Bu tabii ki kural olmayıp yaklaşık tahminlerdir. Bu haftada anne daha rahat eder ve evden dışarı daha rahat çıkabilir fakat 2 saatten daha uzun yolculuklar tavsiye edilmez.

Rahim, göbek altında ve pubis kemiğinin üzerinde hissedilmeye devam eder. Gelen akıntı daha az kanlı daha çok mukusludur. Bu akıntı rahmin küçülmesi ve tekrar eski boyutlarına dönebilmesi için gereken bir akıntıdır. Süt vermek rahmin daha hızlı küçülmesi ve karın estetiği açısından çok faydalıdır. Bu dönemde rahatça banyo yapılabilir. Yeme içme konusunda daha az kısıtlama vardır. Ciselliğe izin verilmez.

PSİKOLOJİK DEĞİŞİM

Fiziksel olarak yavaş yavaş toparlanmaya başlayan anne, bedensel sıkıntılarını bir kenara koymaya başlayarak doğum sonrası değişen benliğini ve hayatını incelemeye başlar. Annenin kafasında “Ben hala eski ben miyim?”, “Daha önce hiç kimse bana bu derece bağımlı değildi. Bebeğimin ihtiyaçlarını doğru bir şekilde karşılayabilecek miyim?”, “Hayatım ne açılardan değişecek? Değişime ayak uydurabilecek miyim?”, “Ben bu annelik işini becerebilecek miyim?” gibi sorular oluşur.

Uykusuzluk, bitkinlik, yorgunluk ve bedensel zayıflık yaşayan anne duygusal ikilemler yaşamaya başlar. Anne bir yandan sevinç, gurur, mutluluk ve kıvanç duyarken; diğer yandan sinirlilik hali, gerginlik ve bunalmışlık hisleriyle savaşır. Bu süreçte, eşlerin dahil olması ve mümkünse diğer aile bireylerinin ya da yakın çevreden kişilerin anneye destek vermeleri çok önemlidir.
Doğum sonrası ilk haftanın sonlarına doğru ortaya çıkan ve ikinci hafta yoğunlaşan “annelik hüznü” (baby blues), yeni annelerin %50-70’inde görülmektedir. Yaşanan duygusal dalgalanmaların ve anneliğe bağlı endişelerin doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkan annelik hüznü, annenin umutsuz ve huzursuz olup, keyif almakta zorlanması olarak tanımlanabilir. Bu dönemde, ağlamak da gülmek kadar doğal karşılanmalı ve anne duygularını kontrol etmeye çalışmak yerine yaşadığı gibi deneyimlemelidir. Annelik hüznü, çevrenin de desteği ile birkaç hafta içerisinde azalarak ortadan kalkar. Depresif ruh halinin devam etmesi durumunda mutlaka bir uzmana danışmak gerekir.

BESLENME

Bu hafta da bol bol sıvı tüketmeye özen gösterilmelidir. Günde 3 lt su ve bunun yanında şekersiz kompostolar, meyve suları , çorbalar tüketilmelidir. Anne ve bebekte gaz şikayetleri devam etmektedir. Bu gaz yapacak besinleri tüketmemeye özen gösterilmelidir. Süt, yoğurt, ayran, yaprak sarması, biber, kurubaklagiller, portakal, mandalina tarzı meyveler gaz yaparlar. Bu yüzden bu besinleri deneyerek beslenmenize ekleyiniz. Süt gaz yapıyorsa yerine 1 bardak laktozsuz süt, yoğurt yerine ise 1 kase probiyotik yoğurtlar veya kefir tüketebilirsiniz. Gaz probleminiz çok fazla varsa gün içinde çiğ sebze – meyve yerine pişmiş meyve kompostoları ve haşlanmış sebzeler tüketiniz.

Yemeklerinizin iyi pişmiş olmasına özen gösteriniz. Her gün mutlaka 1 yumurta tüketiniz. Kalsiyumdan zengin peynir, ceviz, badem, kuru üzüm, koyu yeşil yapraklı besinleri düzenli tüketiniz.

Gün içinde protein tüketmelisiniz. Balık, tavuk, kırmızı et ve peyniri düzenli olarak tüketiniz. Az az ama sık sık 2 saatte bir ara öğünler yapınız. Sürekli süt salgılandığı için aç kalmanız sütün kalitesini azaltacaktır.
 

BU İÇERİK, JİNEKOLOG OP. DR. TURGAY KARAKAYA, UZMAN KLİNİK PSİKOLOG ŞEYMA ÇAVUŞOĞLU ITRİ VE DİYETİSYEN SEÇİL KENAR TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR.

Yayın tarihi: 25.12.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.