Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ANNE KARNINDAKİ BEBEKLE İLETİŞİM

Anne Karnındaki Bebekle İletişim
3 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
20.05.2011 - 11:15 | Son Güncelleme:

Bebekler annenin duygularını algılıyor.

Bebekler görme, işitme, dokunma, tat ve koku alma duyuları uyanmış olarak dünyaya gelmektedirler. Aynı zamanda ısı farklarına, acıya ve beden durumunun değiştirilmesiyle harekete karşı da hassastırlar. Bunların dışında bizim anlayamadığımız ya da henüz bilemediğimiz başka yeteneklere de sahip olabileceklerini kaydeden Psikolojik Danışman Ebru Tuncay, anne karnındaki bebek ve annenin iletişimi anlatıyor.

“Yapılan araştırmalar hamilelik sürecini olumsuz, kaygı ve korku ile geçiren annelerin bebeklerinin doğumdan sonra huzursuz, uykusuz ve gergin bebekler olduklarını; hamilelik sürecini olumlu ve huzurlu geçiren annelerin bebeklerinin doğumdan sonra sakin mizaçlı, uyku ve beslenme düzeni olan bebekler olduklarını göstermiştir. Hatta bebeklerin annelerinin kendilerini kabul edip etmediklerini dahi bu iç ses veya hislerle bilmekte oldukları görüşü hakim. Bebeğin anne tarafından kabul edilmediği dile dökülmese de bu çocukların güvensiz, içe kapanık ve sessiz çocuklar oldukları uzmanlar tarafından ortaya konulmaktadır.” Anne karnındaki bebeğin psikolojik durumunu Psikolojik Danışman Ebru Tuncay’a sorduk:

Annenin Yaşadığı Korku ve Sevinç Gibi Duyguları Bebek Algılar mı?

Fetus dışarıdan gelen seslere karşı da hassastır. Annenin dış dünyada yaşadıkları örneğin korktuğu bir olay, durum veya ses karşısında bebeğinde rahim içinde kasıldığı ve bir müddet annenin rahminin bir köşesinde pozisyonunu koruduğu bilinir. Anne gevşedikçe bebekte gevşer, eski haline dönebilir.

Anne eğer keyifli bir gün geçirdiyse, bulunduğu ortamda huzurluysa, sevdiği bir müziği dinliyorsa veya yediği yemekten bile keyif alıyorsa bebekte annenin bu durumundan etkilenerek hareketlenmeye başlar, tepkiler verir. Hatta anneler bunu bilir ve onun da keyifli ve huzurlu olduğunu etrafındakilerle paylaşırlar. Doğum öncesinde annesiyle iletişimde olan bebeklerin annenin dinlediği müziği sevmesi ya da sevmemesi durumunda bebeğin doğduktan sonra o müziğe annenin duygularıyla paralel tepkiler verdiği belirtilmektedir.

Bebekler Annelerinin Sesini Doğar Doğmaz Nasıl Tanıyor?

Bebekler doğar doğmaz annelerinin sesini tanırlar ve ona tepkide bulunurlar. Ağladıkları zaman annelerinin seslerini duyduklarında sakinleşirler ve kısa sürede ağlamayı keserler. Bu durum onların dış dünyayı anne karnındayken öğrenmeye başladıklarını ve annenin sesini diğerlerinden ayırabildiklerini göstermektedir.

Bebek rahimde geliştiği sürece; hareket, dokunma ve annenin kalp atışı, sindirimi gibi ses uyarılarını algılarlar. Kalp atışları bir ritimdir. Bu durum ritim duygusunu etkiler. Yapılan araştırmalar hastane kreşlerindeki bebeklerin normal kalp atışı gibi bazı seslerin denetimi altında daha az ağladığı ve durumlarından daha memnun olduğu gözlenmiştir. Ağlayan bebeklerin annesinin kucağında, göğsünde, özellikle kalbin üstünde belli bir ritimle sallanmalarıyla ve buna belli bir ninninin eşlik etmesiyle sakinleştiği herkes tarafından bilinen bir gerçektir.

Anne Karnında İletişim Bebek Doğduktan Sonra Nasıl Gelişir?

Doğum öncesi büyük uyarımla karşı karşıya olan bebeğin doğumdan sonraki uyarım ihtiyacı fazla olacaktır. Aynı şekilde doğum öncesi bebek için daha yararlı olacağını düşünerek, gebeliği süresince faaliyetlerini, normal hareketliliğin ya da normal uyarımların çok daha uygun olacağı azaltan bir anne bu sürede bilmeden fetusa gidecek uyarımları azaltmış olacaktır.

Doğum öncesinde gerekli ölçüde uyarılan, konuşulan, dokunma duyularıyla iletişime geçilen bebeklerin doğum sonrasında çevreleriyle daha ilgili olduğu, daha fazla bilgiyi hazmedebildiği, bu bilgileri işleyebildiği görülmektedir. Tüm bunların sonucunda uygulama yeteneği kazanan bebeklerin, ilk uyaranları çok az ya da gereksiz derecede fazla ve ürkütücü olan bebeklere oranla, genetik yönden belirlenmiş entelektüel güçlerini daha iyi geliştirebildikleri düşünülmektedir.

SİZ KONUŞUN, O SİZİ DUYAR!

Yayın tarihi: 20.05.2011
3 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.