Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

ANNE, BEN ERGEN MİYİM?

Anne, ben ergen miyim?
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
16.11.2017 - 12:02 | Son Güncelleme:

Eğer sizin de çocuğunuz söylediğinizin tersini yapıyor, durmasını istediğinizde koşmaya başlıyor, elinden tuttuğunuzda kaçmaya çalışıyorsa bilin ki miniğiniz ilk ergenliğini yaşıyor. Dr. Mehmet Yavuz, egosantrik dönemle alakalı ebeveynleri uyardı ve yapmaları gerekenleri sıraladı.

EGOSANTRİK DÖNEM NEDİR?

İlk ergenlik diye de adlandırılan egosantrik dönem, çocukların 3-6 yaş aralığını kapsayan döneme denir. Bu yaş aralığındaki çocuklar ben merkezci olduklarından hakim duygu ben duygusudur. Çocuk özellikle kendi benliği keşfetmeye bireyselleşmeye çalışır. Bu şekilde bağımsızlığını kazanacağına inanır. Her istediğini yaptırmaya çalışır. Yani egosantrik dönem en az ergenlik kadar zorlayıcı bir süreçtir.

İLK İNATÇILIK DÖNEMİ

Bu dönemde çocuklar iki duyguyu bir arada yaşar. Bazen bir bakarsınız ki bir şeyi hem istiyor hem de istemiyordur. İşte bu noktada sabrınız tükenebilir ancak tükenmesin. Çünkü bu dönemin en sağlıklı şekilde atlatılması için sabrınıza daha çok ihtiyacınız olacak.

EN TİPİK BELİRTİLERİ;

• Sürekli ağlamak,
• Uzun uzun bağırmak,
• Herşeye itiraz etmek,
• Yemeği ağzında uzun süre tutmak,
• Eline aldığı nesneleri inatla bırakmamak ya da sinirlendiği anda bir anda bırakmak veya fırlatmak.

Bu dönemde çocuğunuz;

• Keşfetmeyi öğrenir,
• Soyut olanı anlamadığı için öğrendiklerini somutlaştırmaya çalışır,
• Paylaşmayı genellikle istemez,
• Sahiplenme duygusunu keşfeder,
• Hayal gücünü kullanmaya başlar.

Aslına bakılırsa yukarıda belirtilen tüm belirtilerin sebebi tam olarak bu dönemin onşara öğrettikleridir. Bir şekilde öğrenme ve keşfetme biçimleridir.

BU DÖNEMDE ‘YAPMA, KOŞMA’ KELİMELERİNİ KULLANMAYIN!

Süreç zorlu ve sabır isteyen bir süreç ve siz sabredecek gücü kendinizde bulamıyorsunuz. Eğer bu cümle size tanıdık geliyorsa öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, bu çok normal çünkü bu süreç ebeveynler için hayli zorlayıcı olabiliyor. Ancak gelecek için sağlıklı bir birey yetiştirmek istiyorsanız yapmanız gereken sabırlı olmak ve yol gösterici bir tutum benimsemektir.
Çünkü sizin yapacağınız telkinler çocuğunuzu yaramazlık yapmaya itmekten başka bir şey yapmayacaktır. Yapma kırarsın, koşma düşersin cümleleri inatçı minikleri daha da kışkırtacak ve yapmak istememelerine rağmen yaramzlığa sürükleyecek. Bu sebeple hayatımızdan yapma, koşma gibi sınırlayıcı kelimeleri çıkarmalı, yerine yapıcı ve yol gösterici kelimeler kullanmalısınız.

Ebeveynlere tavsiyeler;

• Unutmayın, çocuğunuz bu dönemde modelleyerek öğrenir. En yakın modeli siz olduğunuz için yaklaşımlarınız çocuğunuza örnek olmalıdır. Sorunlar karşısında kızmak, bağırmak çocuğunuzun da size aynı tepkiler vermesine yol açar.
• Çocuğunuzla inatlaşmayı bırakın. Bu sadece onu kışkırtır. Meseleyi kazanma-kaybetme durumuna getirmeyin.
• Çocuğunuzu korktumayın veya cezalandırmayın. Ceza yerine ona bu durumun yanlış olduğunu anlatmayı deneyin. Sabırlı olun, zamanla sizi anlayacaktır.
• Paylaşması için zorlamayın. Bu dönemde çocuklar paylaşmaktan hoşlanmazlar. Eğer zorla paylaşmasına sebep olursanız çocuk mutsuz olur ve bu durum kötü sonuçlar yaratabilir.
• Bu dönemde çocuğunuzda yoğun bir enerji olduğundan bu enerjiyi atmasına izin verin. Bırakın doyasıya oynasın hatta siz de onunla oynayın ve ona zaman ayırın.

Yayın tarihi: 16.11.2017
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.