Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ORGAN BAĞIŞINDAN KORKMAYIN

Organ bağışından korkmayın
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
01.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

"3-9 Kasım Organ Nakli Haftası"nda konuyla ilgili bilinçlenelim.

Genel Cerrah Uzmanı Prof. Dr. Hasan Taşçı, "3-9 Kasım Organ Nakli Haftası" olması nedeniyle önemli açıklamalarda bulundu.

Tıp alanında 20. yüzyılın en büyük gelişmelerinden biri organ naklidir. Vücutta bir organ iflas edip işlevini yerine getiremez hale gelirse eğer, o organın yerine getirdiği fonksiyonu bir şekilde yerine koyamazsak hastayı kaybederiz. Ülkemizde ilk organ nakli 1975 yılında ikizler arasında oldu. Çünkü ikizler arasında tam doku uyumu mevcut. Diğer durumlarda vücudun organı reddetme ihtimali daha yüksek. Bu dönemden sonra da kan grupları ve doku uyumu kavramı ortaya çıktı. Bir de vücudun organı reddetmesini önleyen bazı mekanizmaları bastıran ilaçlarda gelişmeler oldu ve bu ilaçlar kullanılarak vücudun takılan organa reaksiyonu azaltıldı.

Kadavradan yapılan organ nakil sayılarının artırılması gerekiyor

Türkiye’de şu an dünya standartlarında organ nakilleri yapılıyor. Ancak, Avrupa ülkelerinden geride olduğumuz en önemli konu ise nakillerin beyin ölümü gerçekleşmiş hastalardan yapılıyor olması. İspanya, Fransa, Almanya gibi birçok ülkede organ nakillerinin %80’i beyin ölümü gerçekleşmiş kadavradan yapılıyor. Bizim ülkemizde ise kadavradan nakil sadece %30 oranında yapılıyor. Bu nedenle kadavradan yapılan organ nakil sayılarının artırılması gerekmektedir. En önemli etken toplum bilincinin arttırılmasıdır.

Nakil olduktan sonra hasta tamamen normal yaşantısına dönüyor

Bir organ nakli yapıldığında, yüzde 80-90 başarı oranı, yüzde 10-20 oranında organ veya hasta kaybı söz konusu olabilir. Takılan organın reddedilmesi, damar problemleri olması, organın çalışmamasına bağlı birçok komplikasyon sonucu organ kaybedilebilir. Bu oranlar gelişmiş ülkeler içinde geçerlidir. Nakledilen organın 10 yıl sağ kalması konusunda biz, Avrupa ülkeleriyle eşit seviyedeyiz ve bazı merkezlerde daha iyi sonuçlarda aldığımız oluyor.

Böbrek nakli çok önemli çünkü hastanın diyalizde kalırsa yaşayacağı zaman ile nakil olduktan sonraki ömrü arasında fark var. Nakil olduktan sonra hasta tamamen normal yaşantısına ve konforlu hayata dönüyor. Böbrek nakli hastaları kalp yetmezliğinden de koruyor. Çünkü diyalizdeki hastalar kalp yetmezliği yüzünden kaybedilebiliyor.

18 yaşını doldurmuş ve akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışı yapabilir

Bir kişinin organını bağışlayabilmesi için 18 yaşını doldurmuş ve akli dengesinin yerinde olması gerekmektedir. Bunun dışında bir üst yaş sınırı yoktur. Dördüncü derece akrabaya kadar organ bağışı mümkündür. Eş ve eş yakınları da verici olabilir. Çıkan son kanunda, etik kurulun onayından geçmesi şartıyla, kan bağı olmayan ancak arkadaşlık ve duygusal bağı olanlar da organını bağışlayabilir. Beyin ölümü gerçekleşmiş kadavrada ise vücutta enfeksiyon ve yaygın bir kanser hastalığı olmaması gerekiyor. Bu konuda bir istisna sadece beyin cerrahisini ilgilendiren kafa içi kanserli hastaların organlarının alınabiliyor olması.

Yayın tarihi: 01.01.2012
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.