Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KONSERVE HAZIRLANIRKEN KAPAK UYARISI

Konserve hazırlanırken kapak uyarısı
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
04.12.2019 - 11:22 | Son Güncelleme:

Zonguldak’ta yedikleri konserveden etkilenerek felç geçiren çiftin tedavileri devam ederken, Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Füsun Cömert, konserve yapılırken her seferinde yeni kapak kullanılmasını önererek, "Konserveleri üretirken kullandığımız kavanoz kapaklarını, steril etmemiz ve tam kapandığından emin olmamız gerekiyor. Her seferinde yeni kapak almamız gerekmektedir" dedi.

Zonguldak’ta yedikleri konserveden bulaştığı tahmin edilen ’Clostridium Botulinum’ (sinir sistemine saldıran zehirli ve ölümcül olabilen bakteri) toksini nedeniyle tüm vücutları felç olan Zuhriye (54) ve Ramazan Yıldız (55) çiftinin yoğun bakımdaki tedavisi devam ederken, uzmanlar konserve tüketiminde kapak kontrolüne dikkat çekti.

Prof. Dr. Füsun Cömert, konserve hazırlanırken ve tüketilmeden önce dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Bakterinin bulaşması halinde 18 veya 36 saat sonra çift görme, yutamama, ses kısıklığı, kabızlık ve solunum güçlüğü tablosu oluştuğunu, bunun da felç geçirmeye neden olduğunu belirten Prof. Dr. Füsun Cömert, "Batilismus, ’Clostridium Botulinum adlı bakteriden oluşmaktadır. Bu bakteri havasız ortamda üreyerek bir toksin oluşturuyor ve bu toksinin etkisini görüyoruz. Aslında besin zehirlenmesi olarak isimlendirilmesine rağmen bu bakterinin oluşturduğu etki sinir sistemi üzerinde. Sinir uçlarından salınan ve kasların kasılmasına neden olan bir molekülün salınması engelleyen bir toksin. Buna bağlı olarak vücudumuza bu toksini aldıktan sonra öncelikli olarak küçük kaslardan başlayarak kasılma ortaya çıkıyor. Buna bağlı da çift görme, ses kısıklığı, yutamama gibi belirtiler görülüyor. Ardından bağırsak kaslarını etkilenmesine bağlı olarak kabızlık sonra kaslarda güçsüzlük ve en son olarak hayati bir kasımız var solunum almamızı sağlayan bir kas diyafram kasının felç olmasına bağlı olarak da solunum yetmezliği olarak ölüm görülüyor. Hastaları bu şekilde kaybediyoruz" dedi.

Bakterinin çok işlenmemiş gıdalarda, en çok da sebzelerden oluşan ev tipi konservelerde görüldüğünü açıklayan Prof. Dr. Cömert, şöyle konuştu:

"En uygun gıdanın ev yapımı konserveler olduğunu biliyoruz. Tekniğine uygun hazırlanmamışsa bu konserveler hazırlanırken bakterilerin sporları olabiliyor. Ağzını sıkıcı kapattığımız zaman bu ortamda, oksijensiz ortamı da sevdikleri için, kolaylıkla çoğalıp bol miktarda toksin üretebiliyorlar. Yine en kuvvetli toksinlerden bir tanesi, vücutta tutunduğu zaman 6 ay gibi ömürleri var. Etkilenen bireylerin çok uzun süre gözlem altında tutulmaları gerekli. Ek konserveler tüketildikten sonra, 18-36 saat sonra kişilerde çift görme, yutamama, ses kısıklığı, kabızlık ve solunum güçlüğü tablosu ortaya çıkabiliyor. Mümkün olan en kısa zamanda müdahale edilmesi gerekmektedir."

’HER SEFERİNDE YENİ KAPAK ALMAMIZ GEREK’

Konserve yapılırken her seferinde yeni kapak kullanılmasını öneren Prof. Dr. Cömert, "Konserveleri üretirken kullandığımız, kavanoz kapakları steril etmemiz ve tam kapandığından emin olmamız gerekiyor. Her seferinden yeni kapak almamız gerekmektedir. Üretim sonrasında geniş su dolu tencerelerde kavanozun tam olarak daldırılarak 1 saat kaynatılması, içinde varsa eğer, öldürme yönünde yarar sağlıyor. Daha da ideali basınçlı bir sıcaklık uygulanması, konservelere düdüklü tencere gibi bir ortamda 15 dakika bekletilmesi, oldukça iyi bir korunma sağlar. Yine kullanmadan önce kavanozun ısıtılması, 80 santigrat derecede 15-20 dakika arasında tutulması toksinin yok edilmesi açısından önemli bir önlem olarak ifade edilmektedir. Konserveyi yemeden önce kapakları kontrol etmek gerekmektedir. Konservenin kapakları içe doğru bombeli olmalıdır. Dışa doğru bombe yapmışsa bu bakterinin oluştuğuna işarettir. Bu koşullara dikkat edilen üretimlerde bir sorun yaşanmayacaktır. Nadir olarak görülen bir klinik tablo hiçbir zamanda yüzde yüz olmayacak diyemeyiz."

DHA 

Yayın tarihi: 04.12.2019
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.