Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇİM BİÇME MAKİNESİ MODELİ EBEVEYNLİK NEDİR?

Çim biçme makinesi modeli ebeveynlik nedir?
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Burcu Sancar Çapa’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

28.03.2019 - 13:25 | Son Güncelleme:

Çim biçme makinası ve ebeveynlik kelimelerini bir arada duymak şaşırtıcı olsa da, son günlerde sosyal medyada gündemde olan ve çim biçme makinasına benzetilen bu ebeveynlik türü, aslında aşırı derecede koruyucu çocuk yetiştirme tarzı için kullanılan bir isim. Çim biçici ebeveynler olarak tanımlanan bu anne-babalar, çocuklarının mutlu olmasını o kadar çok istiyorlar ki, çocuklarının karşısına çıkabilecek her türlü problemi, çocuklar daha problemle karşılaşmadan çözmeye çalışıyor ve maalesef çocuklarının zorluklarla baş etmeyi öğrenmelerini engelliyorlar.

Bu derecede koruyucu olmak ve çocukları sorunların varlığından bile haberdar etmemek tabi ki sağlıklı bir ebeveynlik tutumu değil. Hatta bu yaklaşım, uzun vadede çocuklar için oldukça zararlı sonuçlara sebep olabiliyor.

İşte çim biçme makinası modeli ebeveynliğin başlıca zararları:

1) ÇOCUKLARININ PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİNİN GELİŞMESİNİ ENGELLERLER:

Çim biçici ebeveynler, problemleri çözmek için müdahale etmekte çok hızlı oldukları gibi, bazen de çocukları bir problem olduğunu bile fark etmeden sorunları çözerek çocuklarını olası tüm sorunlardan korurlar. Örneğin ödev notlarını sürekli diğer velilerden isteyen bir anne, çocuğunun ödevlerini not etme alışkanlığını edinmesine engel olur. Çocuğunun arkadaşlarıyla yaşadıkları her soruna, gerçekten ihtiyaç olmasa bile anında müdahil olan, hatta arabuluculuk yapmaya çalışan bir ebeveyn, çocuğunun sağlıklı arkadaşlık ilişkileri kurmak için ihtiyaç duyduğu sosyal becerilerinin gelişimini engeller. Aynı şekilde ödevlerinin yetişmesi için sürekli yardım edilen, hatta ödevleri anne-babaları tarafından yapılan çocuklar, hem akademik, hem problem çözme becerileri, hem de sosyal gelişimleri açısından geri kalırlar.
Temel problem çözme becerilerini çocukluk yıllarında edinemeyen çocuklar, ileriki yıllarda yaşadıkları olumsuzluklarla nasıl başa çıkacağını bilmeyen, en küçük problemi büyüten, çabalamak yerine hemen pes eden yetişkinler haline gelebilirler.

2) ÇOCUKLAR OLUMSUZLUKLARLA BAŞA ÇIKMAYI ÖĞRENEMEZLER:

Çim biçici ebeveynler, okul korosuna seçilmeyen çocuklarına ikinci bir şans verilmesi için müzik öğretmenini tekrar tekrar arayarak, çocuklarının başarısızlık, ret edilme gibi bütün olumsuz duygulardan uzak olmalarını sağlamaya çalışırlar.
Ancak bütün bu duygular, hayatın bir parçasıdır. Bu duygularla başa çıkmayı çocukluk döneminde öğrenmezsek, büyüdüğümüzde karşılaşacağımız her hangi bir çatışmaya nasıl tepki vereceğimizi, kaygıyla nasıl başa çıkabileceğimizi öğrenemeyiz.
Hata yapmak, başarısız olmak bizi üzen, rahatız eden durumlardır. Ama bu zor durumları yaşamak, bize hatalarımızdan ders çıkarma, duygularımızı doğru şekilde yönetebilme, olumsuzluklarla baş etme gibi becerileri edinmemizi sağlayacak fırsatlar sunar.

3) ÖZ GÜVEN GELİŞİMİNİ OLUMSUZ ETKİLERLER:

Çim biçici ebeveynler, çocuklarına çoğunlukla dünyayla baş edemeyecek kadar hassas ve korunmaya muhtaçlarmış gibi davranırlar. Bunu yaparken de verdikleri mesajın çocuklarını ne kadar çok sevdikleri olduğunu düşünürler. Oysaki çocukların aldığı mesaj genelde ‘ben yardıma ihtiyacı olan bir çocuğum’ ya da ‘ailem olmasa hiçbir şeyi kendim halledemem’ dir.
Bebekler yürümeyi öğrenirken defalarca düşerler. Böylece her seferinde daha sağlam adım atmayı öğrenirler. Ancak bu şekilde yardımsız, kendilerine güvenerek yürümeyi öğrenirler. Çocukların da kendilerine güvenmeyi öğrenebilmeleri için bir şeyleri denemeleri, yanılmaları, daha doğru şekilde yapmayı kendi çabalarıyla öğrenmeleri gerekir. 

4) PSİKOLOJİK AÇIDAN GÜÇLÜ ÇOCUKLAR YETİŞTİREMEZLER:

Çocukluk dönemindeki kişisel, sosyal gelişimin önemli bir parçası, her zaman kazanamayacağımızı ve bazen üzgün, kızgın hissetmenin de normal olduğunu öğrenmemizdir. Çim biçici ebeveynler, üzüntü gibi her türlü olumsuz duyguyu çocuklarının düşmanı gibi görürler. Oysaki bu duygular gayet normal ve insanidir. Önemli olan bu duyguyla nasıl davrandığımız, nasıl başa çıkıp, problemleri nasıl çözmeyi öğrendiğimizdir.

Psikolojik olarak güçlü çocuklar, zorluklarla karşılaştıklarında mantıklı düşünebilen, duygularını idare edebilen, çözüm üretebilen çocuklardır. Bu beceriyi edinebilmek için çocuklar, bizim rehberliğimize ihtiyaç duyarlar; bizim onlar için her sorunu çözmemize değil.
Bütün ebeveynler gibi, çim biçici ebeveynler de çocukları için en iyisini isterler. Ancak onlar çocuklarının kısa vadedeki mutluluklarını o kadar çok önemserler ki büyük tabloyu görmekte zorlanırlar. Bu da çocuklarının uzun vadede mutlu olmalarını sağlayacak olan temel sosyal ve kişisel becerileri edinmelerini zorlaştırır.

Eğer siz de kendinizde zaman zaman çim biçici ebeveynlerin yaklaşımına benzer tutumlar fark ediyorsanız, tıpkı bebeğiniz yürümeyi öğrenirken yaptığınız gibi yanında olduğunuzu gösterin, ama birkaç kez sendelemesine izin verin. Önemli olan çocuğunuz size ihtiyaç duyduğunda yanında olmak, ona rehberlik etmek, ama kendi başına başarmayı denemesine de izin vermektir.

Yayın tarihi: 28.03.2019
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.