Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BUGÜN 1 ARALIK DÜNYA AIDS GÜNÜ

Bugün 1 Aralık Dünya AIDS Günü
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Sedef Batı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

01.12.2019 - 00:00 | Son Güncelleme:

Her yıl 1 Aralık Dünya AIDS günü olarak kutlanıyor. Peki, AIDS konusunda ne kadar bilgi sahibiyiz? HIV ile AIDS arasındaki fark nedir? HIV virüsü nedir? HIV belirtileri nelerdir? HIV nasıl bulaşır? HIV tedavisine başladığında bir kişinin hayatı nasıl etkileniyor? HIV pozitif ya da AIDS olmak cinsel hayatı nasıl etkiliyor? Tüm sorularımızın yanıtını konusunda uzman isimlerden alıyoruz.

Öncelikle kafaları en çok karıştıran şu soru ile başlayalım. HIV pozitif olmak demek, AIDS olmak anlamına mı geliyor?

Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Gözüküçük: Hayır kesinlikle, HIV pozitif demek virüsün bulaştığını gösteriyor ancak AİDS ise HIV enfeksiyonunun -bağışıklığın ileri düzeyde baskılanması sonucu- birçok bulgularının görüldüğü daha ileriki ve ağır aşamasıdır.

HIV virüsü nedir? HIV belirtileri nelerdir? HIV nasıl bulaşır?

Ramazan Gözüküçük: HIV (Human Immunodeficiency Virus / İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) virüsü, bağışıklık sistemini ileri düzeyde baskılayarak vücudu savunmasız hale getirip, tedavi edilmediğinde ağır enfeksiyonlarla ölüme yol açabilen, kan teması olabilecek işlemler ve korunmasız cinsel temas yoluyla bulaşan bir virüstür.

Belirtileri, hastalığın erken döneminde daha çok gribal enfeksiyon belirtileri, ateş-döküntü-boğaz ağrısı-halsizlik ve hafif ishal gibi şikayetler olur.

Bulaşma yolları: Cinsel yol-özellikle homoseksüel ilişkide risk daha yüksek, damardan uyuşturucuda ortak enjektör kullanmak, HIV + anneden doğan bebek, yeterli tetkikleri yapılmayan kan ürünü alınması.

Ancak, aşağıdaki durumlarda bulaşmaz;

• Aynı ortamda, odada, okulda, iş yerinde bulunma
• Aynı havayı soluma,
• Hapşırma, öksürük
• Tükürük, gözyaşı, ter, idrar, dışkı gibi vücut çıktıları
• Tokalaşma, sosyal öpüşme, el ele tutuşma, sarılma, deriye dokunma, okşama, kucaklama, öpme
• Sağlam deriye kan teması
• Aynı kaptan yemek yeme, aynı bardaktan içecek tüketme, ortak çatal, kaşık, bardak, tabak, telefon kullanma
• Aynı tuvaleti, duş ve musluğu kullanma
• Aynı yüzme havuzunda yüzmek, deniz, sauna, hamam gibi ortak alanları kullanma ve ortak kullanılan havlular
• Sinek ve benzeri böcek sokması, hayvan ısırması. Kedi, köpek gibi hayvanlarla yaşamak

Filmlerden yanlış mı öğrendik, yoksa gerçekten öpüşme ile HIV bulaşır mı?

Ramazan Gözüküçük: Öpüşme ile bulaşma ihtimali aslında neredeyse yok, sadece her iki tarafta ağız içinde yara varsa ve kan yoluyla bulaşabilir.

AIDS belirtileri nelerdir? / AIDS nasıl bulaşır?

Ramazan Gözüküçük: AİDS İngilizcesi ile “Acquired Immune Deficiency Syndrome” yani “kazanılmış-sonradan gelişen bağışıklık yetersizliği” durumu olup, enfeksiyonun ileri aşaması olarak tanımlanmaktadır. Bu aşamada özellikle akciğerde zatürre bulguları, beynin etkilenmesiyle baş ağrısı ve şuur kaybına kadar giden beyin tutulumu bulguları yanında karın ağrısı, ishal aşırı kilo kaybı-halsizlik gibi belirtiler yanında cilt lezyonları, ağız içi yaralar ön plandadır. Hatta bazen bir verem hastalığı şeklinde hastalık ortaya çıkmakta, yapılan testlerde hastanın HIV+ olduğu ortaya çıkmaktadır.

Yaygın Görülen Belirtiler:

• Ateş
• Baş ağrısı,
• Boğaz ağrısı
• Ağızda, yemek borusunda ve genital organlarda yaralar,
• Vücutta döküntüler (genellikle yüz ve gövdede, daha nadiren avuç içlerinde ve ayak tabanlarında 5-10 mm çaplı kızarıklıklar ve kabarcıklar)
• Lenf bezlerinde büyüme
• Kas ve eklem ağrısı,
• Bulantı ve kusma.
• Bir aydan fazla süren ve tedavi edilemeyen ishal,

Birçok hastalıkta olduğu gibi erken tanı ve buna bağlı olarak erken tedavi, HIV enfeksiyonunun tedavisinde ve seyrinde çok önemlidir. Korunmasız cinsel ilişkide bulunanlar, HIV pozitif kanın temas edebileceği cinsel temas ya da açık deriye temasta bulunanlar, steril olmayan iğne, delici alet kullananlar mutlaka HIV testi olmalıdır. Erken tanı yaşam süresini uzatmanın yanı sıra, bulaşma oranlarını da düşürmektedir. Testin doğru sonuç vermesi için kanda antikorların oluşması gerekir, bu nedenle HIV testi, virüsle temas şüphesi olan durumdan itibaren 4-6 hafta sonra en doğru sonuçları vermektedir.

HIV pozitif tanısı almış birinin ilk olarak ne yapması gerekir? Tedaviye ne zaman başlamalı?

Ramazan Gözüküçük: Öncelikle Enfeksiyon Hastalıkları uzmanlarına başvurup detaylı değerlendirilmesi gerekmektedir. Hastalığın hangi aşamada olduğu belirlenip ona göre tedavi ve takip sürecine karar verilmektedir.

HIV ile enfekte hastalarda görülen psikiyatrik hastalıklar nelerdir?

Uzman Klinik Psikolog Fundem Ece Kaykaç: HIV ile enfekte kişilerde uyum bozuklukları , depresif bozukluklar, anksiyete bozuklukları , kişilik bozuklukları , bipolar bozukluk, uyku bozuklukları , alkol-madde kötüye kullanım bozukluğu, deliryum, demans ve psikoz şeklinde çoğu psikiyatrik sendrom gözlenebilmektedir. 

 

Bitkinlik ve depresyon belirtileri HIV enfeksiyonunda yaygın olarak görülmektedir. 

HIV tedavisine başladığında bir kişinin hayatı nasıl etkileniyor? Kullanılan ilaçların yan etkileri nelerdir? 

Ramazan Gözüküçük: HIV tedavisinde yeni ilaçlarla yan etkiler belli oranda azalmış olup, özellikle erken dönemlerde tedavi başlandığında sonrasında büyük oranda normal hayatına devam edebilmekte, spor yapabilmektedir. İlaçların türüne göre diğer ilaçlara benzer yan etkiler olabilmektedir.

Düzenli bir ilaç tedavisi ile virüsü cinsel yolla bulaştırma engellenebiliyor mu?

Ramazan Gözüküçük: İlaç tedavisi ile kandaki virüs miktarı sıfırlara indiriliyor dolayısı ile bulaş riski çok azalıyor ancak tamamen yok denemez. Aslında, HIV’nin kesin tedavisi yoktur, yani virüs tamamen vücutta yok edilemez ancak ilaçlar ile kontrol altına alınabilir. Tedavi ile kandaki virüs miktarını gösteren viral yük denilen değer en alt düzeye indirilir, bağışıklık sistemi korunur ve HIV pozitif kişinin yaşam kalitesi ve beklentisi artırılır. Tedavi ayrıca HIV virüsünün miktarını azaltacağından bulaş riskini de azaltır.

Eğer virüsle yaşayan kişinin partneri de HIV ile yaşıyorsa korunmasız seks yapabilirler mi?

Ramazan Gözüküçük: Her iki partner de HIV + ise olabilir ancak bazen ilaç direnci vb olası sorunlar nedeniyle korunmaları önerilir.

Korunmasız cinsel ilişkide HIV enfeksiyonu kadından erkeğe mi yoksa erkekten kadına mı bulaşması daha kolay?

Ramazan Gözüküçük: Korunmasız ilişkide her iki cins içinde risk mevcut olup, riskin fazlalığı kişinin genital bölgesinde olan yara-çatlak vb ile ilişkilidir. Özellikle zorlanmalarda risk artmaktadır.

Genelde HIV pozitif tanısı almış alan kişi, cinsel hayatınızın bittiğini düşünür. Peki, HIV pozitif ya da AİDS olan çiftler cinsel hayatlarında nelere dikkat etmeliler?

Ramazan Gözüküçük: Çiftlerden birisi negatif ise korunarak cinsel hayatlarına devam edebilir, tabii tedavi ve takip süreci ile kontrol altında olması gerekir.

Hamilelikten korunmak için en çok geri çekme yönteminin kullanıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Cinsel hastalıklardan korunmak pek çok insanın aklına gelmiyor bile. Halbuki korunmadan ilişkiye girmek trafiğe kapalı bir yolda emniyet kemeri takmadan hız yapmaya benziyor. Peki, sadece kondom kullanarak AIDS’ten korunmak mümkün mü? 

Ramazan Gözüküçük: Aslında kondom ile korunmak cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmada çok önemli, ancak %100 güvenli diyemeyiz, kondomun delinmesi/yırtılması ya da diğer yollarda az da olsa risk var.

Oral ilişkiyle HIV bulaşır mı?

Ramazan Gözüküçük: Oral ilişkiyle risk daha düşük ancak bir şekilde kan teması olacak yaralanma/sızıntı vb olursa yine salgılarda az da olsa HIV virüsü bulunabileceğinden risk mevcuttur.

Türkiye’de ve dünyada rakamlar ne diyor?

Ramazan Gözüküçük: HIV Pozitif/AIDS hasta sayısı dünyada azalırken maalesef ters orantılı olarak Türkiye'de artmaktadır. Ayrıca, gerçek sayı maalesef bilinmemekte yada birçok kişi farkında bile değildir. Özellikle korunmasız ilişkilerde ve homoseksüellerde risk daha da fazla olduğundan bu kişilerin tetkik için sağlık kurumlarına başvurması önerilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 37 milyon kişi HIV virüsü taşıyor. Buna karşın Türkiye, AIDS’in daha az görüldüğü ülkeler arasındadır. Sağlık Bakanlığı'nın 2018 yılındaki verisine göre, Türkiye'de HIV taşıyıcısı kişi sayısı 18, 557 kişidir ve 1736 AIDS vakası mevcuttur. Vakaların en fazla görüldüğü yaş grubu 30-34 ve 25-29 yaş grubudur. 2018 yılında yeni HIV pozitif tanısı alan kişi sayısı 2199'dur ve bu kişilerin yüzde 83'ü erkektir.

HIV pozitif tanısı koyulan kişilerin psikolojik destek alması neden önemli?

Fundem Ece Kaykaç: AIDS hastaları yüksek intihar oranlarına sahiptir. İntihar riski olan hastalar, bu riski taşıyan diğer hastalar gibi psikolojik ve sosyal destek ihtiyacı duyarlar. 

Kişilerin hastalığı olduğu gibi kabul etmekte güçlük yaşaması, kendisini neden böyle bir hastalığın bulduğu konusunu anlamlandıramaması, bir boşluk hissi yaratır. Kişi bu durumla baş etmekte zorluk yaşayacağından mutlaka bir psikolojik destek alması gerekir.

HIV olmadan HIV fobisi yaşayan birçok insan da var. HIV fobisi ile başa çıkmak için tavsiyeleriniz nelerdir?

Fundem Ece Kaykaç: Psikoterapi ile çoğunlukla iyileşebilen bir hastalıktır. HIV fobisi yaşayan kişiler yıllarca testi yaptırmaya devam edebilir, bir süre sonra kendiliğinden geçme olasılığı da vardır. Kendiliğinden geçtiğinde çoğunlukla bu takıntı başka bir takıntıyla yer değiştirir. Örneğin HIV fobisi gider yerine el yıkama ya da temizlik takıntısı gelebilir. Psikoterapi ile bu takıntının nedeni temeli araştırılır. Psikoterapide amaç takıntının temelindeki duyguyu bulup onu iyileştirmektir. Bu nedenle HIV fobisi yaşayan kişilere en büyük tavsiyem terapi desteği almak olacaktır.

“Ya iş yerim HIV pozitif olduğumu öğrenirse, işsiz kalır mıyım?” korkusu ile çoğu kişi bu durumu saklamak istiyor. Peki, iş yerinin yasal olarak böyle bir hakkı var mı?

Avukat Samet Topçu:  İşverenin, çalışanın iş akdini haklı nedenle derhal feshedebileceği haller, İş Kanunu’nun 25. Maddesinde sıralanmıştır. Çalışanın HIV pozitif olması halinin, 25. Madde kapsamında işverene bir fesih hakkı sağlayıp sağlamayacağı, merak edilen bir sorun teşkil etmektedir. 

Bu değerlendirmenin başında belirtmek gerekir ki; HIV, dokunmak, el sıkışmak, aynı tuvaleti, lavaboyu kullanmak, aynı kıyafeti giymek, ter sıvısı ya da tükürük yoluyla bulaşabilecek bir virüs değildir. Ancak maalesef toplumda bu konuya ilişkin yanlış bir bilinç hali ve önyargı hakim durumdadır. İşverenin çalışanın iş akdine HIV pozitif olması sebebiyle son verip veremeyeceği konusuna gelecek olursak, gerek Kanuni anlamda gerekse konuya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi tarafından 2014/19081 numaralı bireysel başvuru kapsamında verilen karar ışığında, bunun mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Benzer bir konuya ilişkin olarak yapılan bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi vermiş olduğu kararda; “İlk olarak başvurucunun haksız olarak işten ayrılmaya zorlandığı yönündeki esaslı iddiasının derece mahkemesi kararlarında hiç incelenmemiş olması, ikinci olarak iş yerinde alternatif iş imkanlarının incelenmesi yükümlülüğü konusunda değerlendirme yapılmaması nedenleriyle kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve özel hayata saygı hakları bakımından kamu makamlarının pozitif yükümlülüklerini yerine getirmedikleri kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle Anayasa Mahkemesi başvurucunun, Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında yer alan maddi ve manevi varlığın korunması ve 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı haklarının ihlal edildiğine...” ifadelerine yer vererek başvurucuya tazminat ödenmesine karar vermiştir.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) de, HIV taşıyıcısı olmanın işten çıkartmaya gerekçe yapılamayacağını, vurgulamaktadır.

Bu anlamda rahatlıkla söylenebilir ki, çalışanın HIV pozitif olması başlı başına bir işten çıkartma sebebi değildir. Feshin son çare olması ilkesi de göz önüne alındığında, İşverenin salt böylesi bir sebeple işçinin iş akdini sonlandırması haksız ve hukuka aykırı olacaktır. Anayasa Mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere, çalışanın istihdamının devamı adına işverenin iş yerindeki alternatif iş imkanlarını değerlendirmesi, zorunluluktur. Bu sebeplerle salt HIV pozitif olması sebebiyle iş akdine son verilen kişilerin, buna karşı Kanuni haklarını kullanmaları, başta ayrımcılık tazminatı olmak üzere, İş Kanunu’ndan doğan diğer haklarının da tazmin edilmesini istemeleri, hukuken tavsiye olunur.

HÜRRİYET AİLE ÖZEL/ Sedef Batı

Yayın tarihi: 01.12.2019
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.