Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

TİYATRO EĞİTİMİ ÇOCUĞA BAŞARI GETİRİYOR

Tiyatro Eğitimi Çocuğa Başarı Getiriyor
407 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
11.11.2010 - 10:01 | Son Güncelleme:

Sanılanın aksine tiyatro vb. aktiviteler çocukları başarılı bireylere mi dönüştürüyor?

Özel okullarda artan drama eğitimleri ile tiyatronun çocuklar üzerindeki etkisi masaya yatırıldı. Sanılanın aksine tiyatro gibi aktiviteler çocukları daha başarılı bireyler haline mi getiriyor? Aileler nasıl bir strateji izlemeli? Drama Kumpanya Tiyatro Atölyesi’nin Kurucusu Kemal Oruç, bu konuda tüm merak edilenleri cevapladı.

Tiyatroyu tanımlayalım mı önce? Neden var tiyatro?

İnsanın temel gereksinimlerinden biri oynamaktır. Bu sadece tiyatro oyunu için geçerli değil. Size bir örnek vereyim. Tanıdığım çok sert bir amca vardı. Hiç güldüğünü görmemiştim. Bir gün onu kahkahalarla gülerken yakaladım. Nedenini anlamam çok sürmedi. Tavla oynuyordu o esnada yani bir oyun. En önemlisi ise keyif aldığı şeyi oynuyordu, bir zorlama yoktu yaptığı işte. Zorlama varsa insan sadece kukla oluyor zaten. Anne karnındaki bebeğin bile annesi onunla konuştuğunda, içeride hareketlenmeye, oynamaya başladığı tespit edilmiştir.

Tiyatro da temelinde oyun olan bir sanat. Bu özelliği ile de en çok kabul edilen sanat olarak biliniyor. Kurumsallaştığı dönemden yani Antik Yunan döneminden bu yana tiyatro sanat dalları içinde insanda en çok merak uyandıran ve keyif veren sanat olarak kabul edilmiştir. Nedeni de başta söylediğim gibi içinde oyunu barındırması, insanın içindeki oyun olgusuyla denk düşmesidir.

Tiyatroyu sevmeyenler de var. “İnsanlar şu veya bu nedenle içindeki oyun dürtüsünü bastırıyor” mu demek bu?

Aynen öyle. Hemen eğitim sisteminden örnek vereyim. Okul öncesindeki çocukların hemen hemen her şeyle özgürce oynadıklarını görüyoruz. Sonra 1. sınıfa başladıklarında sıraya oturuyor çocuklar. Öğretmen ders anlatmaya başlıyor, bilgi pompalıyor. Teneffüs zili çaldığında ya da çıkış saati geldiğinde koşarak çıkıyorlar sınıftan. Çocuk okulu kabul edemiyor içinde. Neden peki? İçindeki en doğal şey, oyun eylemi elinden alınıyor da ondan. Ona yüklenmeye çalışılan bilgiler keşke oyun yoluyla verilse. O zaman daha başarılı bir öğrenim olduğu görülecek. Bu söylediğim şey çok doğru olduğu için yüzyıllardır drama eğitimleri var. 

Bizde resmi olarak 1915 yıllarında İsmail Baltacıoğlu tarafından kullanılabilmiş eğitimde ama 1981 yılında İnci San ve Tamer Levent’in resmi olarak müfredata eklediği biliniyor. Düşünebiliyor musunuz 30 yıl olmuş daha, o kadar yeni ki!

Eğitim hayatı boyunca kuklalaştırılan çocuk, yetişkin olduğunda da iş hayatı, ev hayatı derken kukla olmayı sürdürüyor. Sizin dediğiniz gibi oyun olgusu bastırılıyor ve oyun bir günahmışçasına rafa kaldırılıyor. Oynasa bir şekilde ciddiyeti bozulacakmış gibi geliyor.

Tiyatro eğitimi almaya gelen yetişkinlerde çok net görüyoruz bunu. Kendi benliği ile yüzleştiği anı yani kırılma noktasını yaşadığı anda bir başkası oluveriyor hepsi. Canlanıyor, daha özgür, daha yaratıcı, daha mutlu biri oluyor. Dolaylı olarak da daha iyi bir anne, baba, personel, arkadaş kısaca daha güçlü bir birey oluyor. Bu gücü ona tiyatro veriyor.

Özellikle drama eğitimi için soruyorum. Hangi çocuğun daha fazla ihtiyacı var? Aileler çocuklarında neyi gözlemlediklerinde bu eğitime başvurmalılar? 

Öncelikle drama ve tiyatro birbirinden ayrı unsurlar. Tiyatro bir sanat dalı yani sanat yoluyla insanları eğitmeyi ön görüyor ama drama bir eğitim yöntemi.

Tüm çocuklar zaten drama eğitimiyle normal eğitim süreçlerine girmeli bence ve böyle devam etmeli. Ancak özellikle alması gerekenler davranış bozukluğu gösteren çocuklar. Bu çocuklar şiddet yanlısı olabilirler. Drama oturumları planlanabiliyor, çocuklardaki o şiddet dışa vurumculuğunun drama yoluyla ona fark ettirilmesi sağlanıyor ve çocuğun o şiddeti biraz geri plana çekmesi ve enerjisini nasıl kullanması gerektiği öğretiliyor. Zihinsel özürlü çocuklarda da bu yapılabiliyor. Bu özel eğitimler ama onun dışında bütün çocuklar zaten drama eğitimi almalı.

Çocuğun akademik eğitimine devam ederken bir yandan da tiyatro eğitimi alması derslerinin önüne geçer mi?

Ülkemizde koşullar nedeniyle maalesef ki, ebeveynler öncelikle çocuklarının iyi bir meslek sahibi olmasına odaklanıyorlar. İyi para kazansın, sigortası olsun vs. Çocuk daha çocukluğunu yaşamadan bu sorumlulukla yükleniyor. Okul eğitimi dışında her şey boş olarak algılanıyor. Çok yanlış! Çocuk kendisini sosyal anlamda yeterince tatmin ederse daha başarılı oluyor bilinenin aksine.

Bizde ise bilinen yoldan gidildiği için birçok çocuk ilerideki hayatında patlama yaşıyor. Sıkılıyor ve bunu kendi hayatından, çevresindekilerden çıkarıyor. Örneğin, kötü bir eş, baba ve arkadaş oluyor. Kendisi sosyalliği yaşamadığı için de tıpkı kendisi gibi çocuklar yetiştiriyor.

Tiyatro ile birlikte daha başarılı olan, gözlemlediğiniz kişiler var mı?

Ben! 14 yaşına kadar kendini bir sosyal ortama sokamayan, ileri düzeyde kekeme olan ben…

14 yaşımda tiyatroyla tanıştığımda artık bir şeyleri sorgulamaya başladım. Çünkü işin içine psikoloji girdi, felsefe girdi. Bunların hepsi tiyatronun altında yer alıyor. 3 kişinin önünde yürürken eli ayağına dolaşan, sorunlu, arkadaş edinemeyen bir insanken kendimi yeniledim tiyatro sayesinde. Katıldığım her yerde liderliğe soyundum. Ve inanın derslerim çok çok iyiydi.

Diyeceğim şu ki, insan kendisini ne kadar çok tanır, ona giydirilen kimlikten ne kadar uzaklaşırsa o kadar başarılı ve mutlu bir insan oluyor. Benim tek derdim bu. İnsanların kendileriyle buluşmasına yardımcı olmak.

Tiyatro ile tanışan herkes sizin gibi oyuncu olmuyor tabii. Ancak olmak isteyen çocuklar varsa aileleri nasıl bir yol izlemeli onları desteklerken?

Çocuğun bunu gerçekten istediğinden emin olsunlar önce. Ardından çok iyi pedagoji bilen tiyatro eğitmeninden yardım alsınlar. Çünkü psikoloji, felsefe bilmeyen bir eğitmen, çocuğu oyunculuktan soğutur. Hatta çocuğun psikolojisini allak bullak eder.

Son olarak, oyuncu olmak için konservatuar eğitimi şart mı?

Asla! Eğitim alınması şart ama konservatuar için aynı şeyi söyleyemem. Türk tiyatrosunun duayeni Muhsin Ertuğrul, sahnelerde harikalar yaratan Kemal Sunal, Adile Naşit ve birçok kişi konservatuar eğitimi mi aldılar sanki? Konservatuar mezunu olup oyunculuk yapamayan o kadar çok kişi var ki!

Kişinin kendini iyi eğitmesi lazım önce. Dans eksiği varsa dans, oyunculuk eksiği varsa oyunculuk eğitimi almalı. Kursa ya da atölyeye gidebilir bunun için. Profesyonelleri iyi gözlemlemesi de çok önemli. 

Röportaj: Hanife Yaşar

Yayın tarihi: 11.11.2010
407 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

Konservatuar eğitimi şarttır. Kim ki eğitim şart değli derse aldanır. Evet orada verilenler bir başka kursta da verilebilir ama oradaki hava ve atmosfer hiçbir yerde verilemez. Oralı olmak demek, sadece dersleri algılamak egzersizleri yapmak demek değildir. Kısacası şarttır ve neden şart olduğunu güzel sanatlar ya da konservatuarlılar haricindekiler asla idrak edemezler ve Muhsin ERTUĞRUL'da okulsuzdu gibi klişe cümlelere yer verirler. Unutulmasın ki tiyatro eğitiminin üniversite anlamında olması gerektiğini meclise getirten Muhsin ERTUĞRUL'dur.