Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇOCUĞUNUZ OKULA BAŞLAMAYA HAZIR MI?

 Çocuğunuz okula başlamaya hazır mı?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
03.09.2014 - 11:00 | Son Güncelleme:

Dikkat, yeterli olgunluğa erişmeden okula başlayan çocuklar başarısız oluyor!

İlk kez okula başlayacak çocuğun zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan hazır olması gerekir. Çocuk Gelişim Uzmanı İlknur Güven, “Çocuğun yeterli olgunluğa erişip erişemediğini bilmeden onu yalnızca takvim yaşına bakarak okula başlatmak öğrencinin başarısızlığına neden olabilir” dedi ve çocukların okula başlama zamanı ile ilgili bilgiler verdi. Güven, okul korkusuyla baş etmek için ailelere önerilerde de bulundu.

Okula başlamak genel olarak, zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan bir olgunlaşmayı gerektirir. Bu olgunluğa ulaşmış olan çocuğun, öğrenim yaşamı başarılı olacaktır. Ancak çocuğun okula başlaması için başlıca kriter takvim yaşıdır. Bu kriter okula başlama için mutlaka önemlidir. Ancak tek başına yeterli değildir. Çünkü her çocuğun gelişimi, kalıtımsal özellikler ve çevresel nedenlerle bir diğerinden farklıdır. Dolayısıyla bu çocukların okul olgunlukları da birbirlerinden farklıdır ve her çocuk bu olgunluğa aynı takvim yaşında ulaşamaz.

Okula başlamasında gelişim düzeyi de önemli

Çocuğun okula başlamadan önceki yaşantılarından kaynaklanan görsel olgunluk, renk ve şekil algısı, görsel hafıza, el- göz koordinasyonu, işitsel ayırt etme, sosyal ve duygusal etkenler ve dikkat süresi gibi bireysel farklılıklarını etkileyen özelliklerin bilinmesinin, çocuğun okula başlamasında takvim yaşından daha önemlidir. Çünkü öğrenme bireysel bir süreçtir ve bu süreç de, gelişimsel ve bireysel farklılıklardan etkilenmektedir.

Bir çocuğun ilkokula başlayabilmesi için birtakım becerileri kazanmış olması gerekmektedir. Çocuğun okula başlaması konusundaki kararı verirken takvim yaşına dayalı olmak şartıyla; fiziksel, sosyal, duygusal, bilişsel ve öz bakım gelişim alanlarının düzeyinin bilinmesi de gerekmektedir. Çocuğun bu gelişim alanlarına ilişkin yeterli olgunluğa erişip erişemediğini bilmeden onu yalnızca takvim yaşına bakarak okula başlatmak öğrencinin başarısızlığına neden olabilmektedir.

Anneden ayrılma korkusu yaşayabilir

Çocuğun bireysel gelişim özelliklerinin yanında okul ve ailenin de bu sürece dahil edilmesi gerekmektedir. Çünkü bu dönemde görülen en önemli korku, ayrılık korkusudur. Ayrılma korkusunda, korkunun nedeni genellikle çocuk değil, annedir. Anne, çocuğunun büyüdüğünü kabul etmekte zorlandığında çocuğunun okula başlamasını istemez ve bunu farkında olmadan çocuğa hissettirir.

Çocuğa o okula gittiğinde kendisinin bütün gün onu bekleyeceğini, bunu yaparken onu çok özleyeceğini, birlikte ne kadar güzel zaman geçirdiklerini anlatmaya başladığında ve bunu uzunca bir zaman sürdürdüğünde, çocuk okula başlamayı adeta annesine ihanet etmekle eş anlamlı tutmaya başlar ve okula gitmek istemeyebilir.

Okul korkusuyla baş etme yolları

  • Okul korkusuyla baş etmede yapılacak ilk iş çocuğun olabildiğince çabuk okula geri dönmesidir. Okula devam etme çocuk için kendi gündemini oluşturmasını sağlayacak, çocuğun korku nedeniyle yaşadığı belirtiler azalacak ve tüm bunların sonunda çocuk okula gitmekten yeniden zevk almaya başlayacaktır.
  • Okula gitme zamanı yaklaştıkça ebeveynlerin kaygılarını kontrol etmeleri gerekmektedir. Anne baba çocuğun huzursuz olacağına yönelik bir kaygıya sahiplerse bu onların duygu, düşünce ve davranışlarını etkileyecektir. Bu nedenle çocuk okula gideceği gün, aile üyelerinin sıradan bir günmüş gibi davranmaları, korkuyu çağrıştıracak ya da tetikleyecek davranışlardan uzak durmaları gerekmektedir.
  • Çocukla korkusunu ve nedenleri konuşmak onun duygu ve düşüncelerinin önemli olduğunu iletmek açısından önemlidir. Ancak, bu durum sürekli olarak bu korkuyu konuşmaya ve gündem oluşturmaya dönüşmemelidir. Çocuğun aile üyeleri dışında da yakın ilişkiler kurabileceği insanların olması kendini güvende hissetmesi açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle çocuk akranlarıyla iletişim kurması yönünde desteklenmelidir. Öğretmene durumla ilgili bilgi verilmesi ve iş birliği yapılmalıdır. Bir süre sonra öğretmen, çocuğun dünyasında en etkin, en vazgeçilmez kişi olur.
Yayın tarihi: 03.09.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.