Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

YAZA GİRERKEN, GÜNEŞİ VE D VİTAMİNİNİ BİLİNÇLİ KULLANIN

Yaza girerken, güneşi ve D vitaminini bilinçli kullanın
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Yonca Tabak’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Mavi Çocuk Alerji İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr.
UZMANA SOR
 
 

13.06.2019 - 10:51 | Son Güncelleme:

Güneş ışığının sağlık üzerine olumlu etkileri ilk kez 1970’lerde tüberküloz ile savaş sırasında güneşe çıkan hastalarda hastalığın daha kolay yenildiğinin görülmesi üzerine fark edilmiştir. O günlerde tüberküloz mikrobunun güneş ışınları ile direkt öldüğü düşünülürken; daha sonra bu durumun güneş ışığı sayesinde ciltte üretilen D vitaminin bağışıklık sitemi üzerine etkisi sayesinde gerçekleştiği saptanmıştır. Günümüzde birçok araştırmacı D vitaminini “Güneş Işığı Vitamini” olarak da adlandırmaktadır.

D-vitamini bebeklerin kemik sağlığını korumak için yaşamın ilk 2 yılında çocuk doktorları tarafından tüm bebeklere rutin önerilen bir vitamindir. İki yaşından sonra çoğu zaman doğal yollardan tamamlanması önerilen D vitamini bütün Dünya toplumları ile birlikte ülkemizde de son yıllarda eksikliği en sık görülen vitamin olmuştur. 

SADECE İLK 2 YAŞTA DEĞİL, SONRA DA DÜZENLİ D VİTAMİNİ ŞART

Anne sütü ile beslenen bebekler, iklime bağlı yeterince güneş ışığı alamayanlar, ileri derecede güneş kremleriyle koruma almak zorunda olanlar, din ve töre gereği vücudunun çoğu yeri kapalı olup yeterince güneşe çıkmayanlar, cilt rengi koyu olanlar, obezler ve yaşlılar D vitamini eksikliği açısından risk altındadırlar. İlk iki yıl kemik gelişimi için D vitamini takviyesi alan çoğu çocuk bu yaştan sonra bir daha ek D vitamini almamaktadır. Kış aylarını genellikle kapalı alanlarda; okul, kreş ve evlerde geçiren çocuklar kışın neredeyse hiç güneş ışığı görmemektedir. Güneşe çıkılsa bile şehirlerde yaşayan çocuklarda atmosferdeki ozon deride D vitamini sentezini azaltmaktadır.

GÜNEŞ GİRMEYEN EVE DOKTOR GİRER

“Güneş girmeyen eve doktor girer” özlü deyişini desteklercesine çocuklarda astımdan diyabete birçok kronik hastalığın görülme sıklığı gittikçe artmaktadır. D vitamini bağışıklık sistemimizin temel hücrelerine özel alıcılarla bağlanıp bu hücrelerin mikroplarla savaş sırasında aktif olmalarını sağlamaktadır. Özellikle solunum yolunda D vitaminini aktif hale getiren enzimler yüksek oranda bulunmaktadır. Aktif D vitamini enfeksiyonlar sırasında solunum yolundaki iltihabı azaltmaktadır. D vitamini eksikliği olan toplumlarda astım hastalığının ve astım ataklarının görülme sıklığı artmaktadır.

GÜNEŞİN BİLİNÇLİ KULLANIMI

D vitamini gıdalarda son derece az bulunur. Vücudumuzun ana D vitamini kaynağı deride güneş ışınları yolun ile üretilen D vitamindir. O yüzden D vitamini için güneşe ihtiyacımız vardır. Öte yandan ozon tabakasının delindiği günümüzde güneşin zararlı etkilerinden korunmak da gerekmektedir. Ancak güneş koruyucu kremler güneşin ciltte D vitamini sentezlemesine engel olmaktadır. O zaman ne yapacağız? Öncelikle her konuda olduğu gibi bu konuda da dengeyi yakalamak ve güneşi çocuğun cildini yakmayacak şekilde bilinçli kullanmak zorundayız. Bu anlamda güneşin bol olduğu bu günlerde saat 10-11:00 öncesi ve 16-17:00 sonrası saatlerde güneş koruyucu kullanmadan kısa süreli güneş ışığı alması (süre çocuğun cilt tipine göre değişebilir) D vitamini eksikliğini önleyerek güçlü bir bağışıklık sistemi ile kışa hazırlanmalarına katkıda bulunacaktır.

“D VİTAMİNİ NE KADAR ÇOK, O KADAR İYİ” MANTIĞI DOĞRU DEĞİLDİR

Buna ek olarak 0-18 yaş arası tüm çocukların; özellikle astımlı çocukların; kışa girmeden önce D vitamini düzeylerine bakılması ve buna uygun olarak ek D vitamini takviyesi alması önerilir. Ancak bu konuda da her konuda olduğu gibi bilinçli olmalı ve dengeyi korumalıyız. “Ne kadar çok o kadar iyi, D vitamini iyidir” mantığı ile ampul ampul kırıp çocuklara D vitamini yüklemek doğru değildir. Fazla D vitamini bilinçsiz ve kontrolsüz kullanıldığında vücutta birikip, kanda kalsiyumu aşırı yükseltip, böbrek taşlarına ve buna bağlı idrar yolu enfeksiyonlarına neden olabilmektedir. Bu bağlamda D vitaminin mutlaka doktor önerisiyle, kan D vitamini ve kalsiyum düzeyleri kontrol edilerek alınması sağlanmalıdır. Önerilen rutin doz 0-1 yaş için 400 ünite, 1-18 yaş arası günlük 600 ünitedir. Eksiklik durumlarında doktor kontrolünde, D vitamini ve kan kalsiyum düzeyleri yakından takip edilerek doz yükseltilebilir veya kan kalsiyum yüksekliği tespit edilen çocuklarda düşürülebilir.

D VİTAMİNİ ZEHİRLENMESİNE BAĞLI BÖBREK TAŞINDAN KORUNMADA K VİTAMİNİ

D vitamini ile yükselen kalsiyumun doğru yere kemiklere ve dişlere yerleşip, yerleşmemesi gereken böbrekler vb yumuşak dokuları oturmaması adına bir diğer vitamin daha önem kazanmaktadır, K vitamini. K vitamini eksikliği olduğu durumlarda fazla D vitamini kaynaklı oluşan kan kalsiyum yükselmesi, böbrek taşı veya böbrekte kalsiyum kristalleşmesine yol açabilmektedir. Bu anlamda vücudun K vitamini kaynaklarına sahip çıkmak zorundayız. K vitaminini vücudumuz iki yoldan elde eder. Birincisi ıspanak, vitamini, kara lahana, brokoli, maydanoz, yeşil salata, brüksel lahanası gibi yeşil yapraklı sebzeler, yumurta sarısı ve peynir gibi bazı hayvansal gıdalardan hazır olarak gelir.

K VİTAMİNİ İÇİN SAĞLIKLI BAĞIRSAK FLORASI VE PROBİYOTİKLER

Vücutta K vitamini için en önemli asıl kaynak ise bağırsak florası, yani sağlıklı mikrobiotada yapılan K vitaminidir. Bağırsaklarımızdaki güçlü bir bağışıklık için şart olan sağlıklı mikrop florasını bu anlamda da güçlü tutmak zorundayız ki, D vitamini doğru işlev görsün. Ekşi, fermente turşu, kefir gibi gıdalarda bol bulunan probiyotikler, ekşi mayalı gıdalar fazla tüketildiğinde reflüyü tetiklediği ve sık solunum yolu enfeksiyonuna neden olabildiği için reflüye yatkın alerjik astımlı çocuklarda fazla miktarda kullanılması önerilmez. Bu nedenle yine doktor önerisi ile genellikle hazır probiyotik preparatlarının devreye girmesi gerekir. Sağlıklı bağırsak florası yeterli K vitamini sentezlemesi sağlanır ve D vitamini bir anda yüksek doz ampul değil, ancak günlük dozlarda kontrollü uygulanırsa, D vitamininin olumsuz etkilerinden korunmuş aynı zamanda bağışıklık için gerekli düzeyleri yakalamış oluruz.

ÖZETLE;

YAZA GİRERKEN ÇOCUKLARDA BİLİNÇLİ D VİTAMİNİ KULLANIMI VE GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIK İÇİN ÖNERİLER

1- Çocuklara güneş ışınlarının dik olduğu öğlen saatlerinde ve deniz kenarında çocuklara (doktor farklı bir düzey önermedikçe) 50 + SPF içeren güneş koruyucu kullanılması

2- Ancak güneş ışınlarının en az zararlı olduğu saat 10-11:00 öncesi ve 16-17:00 sonrası saatlerde güneş koruyucu kullanmadan kısa süreli bahçede oynama, bisiklet sürme, gezinti gibi güneş teması sağlanması (Süre çocuğun cilt tipine ve hassasiyetine göre değişebilir, çocuğun cildinin kızarıp, yanmamasının kriter olması)

3- Kan D vitamini ve kan kalsiyum düzeylerinin kışa girmeden önce kontrol edilmesi

4- Özellikle kışın D vitamini düzeyine uygun günlük dozda D vitamini takviyesi yapılması

5- Ampul olarak kırılıp, içirilen D vitaminlerinden kaçınılması

6- Vücutta kalsiyumun böbreklere oturmaması için gerekli K vitamini sentezini sağlıklı tutmak için bağırsak florasının uygun preparatlarla desteklenmesi ve florayı bozan aşırı şeker tüketiminden ve klorlu havuz suyu yutulmasından kaçınılması

7- K vitamininden zengin, kara lahana, ıspanak, maydanoz, brokoli, brüksel lahanası, yeşil fasülye, kıvırcık salata, kuru erik tüketiminin teşvik edilmesi

8- Bağırsaklarda emilim bozukluğu veya K vitamini sentezini bozan bir ilaç kullanımı olması durumunda, doktor kontrolünde K vitamini ile birlikte D vitamini takviyesi sağlanması

9- Hem D vitamini hem de K vitamini yağda eriyen vitaminler olduğu için bunları tüketirken yağ içeren bir öğünde (örneğin öğlen akşam yemeği gibi) tüketimin sağlanması

Yayın tarihi: 13.06.2019
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.