Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇOCUKLARIN AYRI YATAĞA VE ODAYA ALIŞMA SÜRECİ NASIL OLMALI?

Çocukların ayrı yatağa ve odaya alışma süreci nasıl olmalı?
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
M. Berk Karaoğlu’un YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

27.01.2020 - 11:28 | Son Güncelleme:

Bebekler ilk dünyaya geldikleri andan itibaren annelerinin bakımına ihtiyaç duyarlar. Özellikle ilk aylarda bu ihtiyaç gece gündüz devam etmektedir. Böyle bir durumda, ebeveynler çocukları ile aynı odayı paylaşırlar, bazen de aynı yatağı paylaşmak isterler.

Uzmanlar tarafından ise, çocukların mümkünse doğumlarından itibaren anne-baba ile aynı yatakta yatmaması önerilmektedir. Fakat elbette bazı anne-babalar 0-1 yaş arasındaki çocukları ile aynı yatağı paylaşmayı tercih etmektedir.

Aslında çocuklarımız için en sağlıklısı, 0-1 yaş arasında ayrı yatak (beşik) ve aynı odayı ebeveynleri ile paylaşmalarıdır. Kendi odalarına geçmeleri ise en geç 2-3 yaşında sağlanmalıdır. Bu durum her aile için farklı ilerliyor olabilir. Çocuklarından uzaklaşma ve ayrı kalma düşüncesi özellikle yeni anneleri oldukça rahatsız edebilmektedir. Fakat ayrı yatakta yatmak çocuklarımızın gelişimi açısından önem taşımaktadır.

ÇOCUKLARIN KENDİ YATAKLARINA ALIŞMALARI NEDEN ÖNEMLİDİR?

Çocuklar her ne kadar küçük yaşlarda anne ve babalarına bağımlı yaşam sürseler de, aslında bir birey olarak dünyaya geldiklerini doğdukları andan itibaren

bilirler. Buna ek olarak, onlar büyüdükçe bireyselleşme ve ayrışma duyguları farklı anlamlar kazanmakta ve onların kişilik yapılarını etkilemektedir. Çocuklarımız en geç 2-3 yaşlarında, kendi odasında ve kendi yatağında yatmaya başlamalıdır ki, duygusal bağımsızlıklarını kazanmaya başlayabilsinler. Bu ayrışma ve bireyselleşme onların özgüven oluşturmalarında oldukça önemlidir.

Eğer bu ayrışma gerektiği gibi sağlanmazsa, çocukların yaşı ilerledikçe, bağımlı kişilik yapısı dediğimiz, anne ve babadan kopamama,çift ilişkilerinde problemler yaşayan, okula gitmek istememe (okul fobisi), gece görülen sık ağlamalar ve ağlama krizleri, öfke gibi özelliklerin görülebildiği yapıya sahip olabilirler. Bu noktada, odayı ve yatağı ayırmaya çalışmak hem daha zor hem daha yıpratıcı bir hal alacaktır.

ÇOCUKLARI AYRI YATAĞA NASIL ALIŞTIRABİLİRİZ?

Bu noktada ilk olarak, anne ve babanın da bunu istiyor olması önemlidir. Bazen anneler de çocuklarının kokusu ve varlığıyla uyumaktan hoşlanır, ve yatakları ayırmak istemeyebilirler. Bu noktada ebeveynlerin, yatakları ayırma durumunun çocukların psikolojik gelişimlerini oldukça etkilediğinin farkında olmaları gerekmektedir. Eğer bu durumu değiştirmeye yönelik karar verildi ise, bir diğer önemli nokta, ebeveynlerin kendi aralarında tutarlı olmasıdır. Çocukların yatak ayırma süreçlerinde anne, baba, bakıcı, anneanne ve babaanne gibi bakım veren diğer aile üyeleri birbirinden farklı ve tutarsız bir yol izlerse, bu girişim başarılı olamayacak, çocuklar için daha yıpratıcı bir hal alabilecektir. Bu nedenle izlenmesi gereken adımlar çocuğa bakım veren herkes tarafından net olmalıdır.

PEKİ NASIL BİR YOL İZLENMELİ?

Bu noktada kararı birden uygulamaya çalışmak başarılı bir sonuç alınmasında zorluk yaratabilir. Bu nedenle yatak ayırma konusunda çeşitli adımlar izlenebilmektedir. Eğer çocuklarımız anlayabilecek yaşta iseler, onlara ayrı yataklarda yatmanın güzelliklerinden, rahatlığından ve özgürlüğünden bahsedilebilir. Odalarını sevmeleri, odalarının dizaynı ve eşyalar konusunda hoşlarına gidebilecek şekilde düzenlemeler yapılması ve odalarında daha çok vakit geçirmeleri de bu aşamaları kolaylaştıran noktalardandır. Daha sonra ise çocuklarımız yatmaya giderken onlara eşlik etmek, onlar uyuyana kadar onlarla oturmak, masal okumak, uykuya dalma şarkıları işe yarayabilmektedir.

Çocuğun uyku saatinden önce beraber geçirilen bu zamanlar ile onu rahatlatmak bu noktada daha yardımcı olacaktır. Çocuk huzursuzlandığında, ağlamaya başladığında onu tekrar ebeveyn yatak odasına almak tutarsızlık yaratabileceği için önerilmemektedir. Bunun yerine onu sakinleştirecek başka bir etkinlik ile dikkatin çekilmesi, tekrar kendi yatağına alışabilmesi için masal okuma, hikaye anlatma gibi öneriler uygulanabilir. Çocukların kaydettiği her aşamada, onlara geri dönüt verilmesi de olumlu bir etki yaratmaktadır. Örneğin, önceki akşam yatağına gitmekte direten çocuğumuz, sonraki gece masal dinleyerek kendi yatağında uzanmayı kabul ettiğinde “Aferin,kendi yatağında yatıyor olman ne güzel, bu gece kendi yatağında uzanıp masal dinlemeyi kabul etmen çok hoş.” şeklinde olumlu geri dönüşler verilebilir.

Çocuklarımızın neden ayrı yatmak istemediklerini anlamaya çalışmak da bu noktada yardımcı olabilmektedir. Korkuları veya kaygılarını anlamaya çalışmak, bunları mantıklı şekillerle açıklamak veya eğer küçük yaşlarında yaşadığı travmatik bir durum varsa bu konuda yardım almak mantıklı olacaktır.

Çocuklarımızın yaşları ilerledikçe, kendi yataklarına alışmaları daha da zorlaşmaktadır. Bu durumun uzun süren bir alışkanlık haline gelmesi, yatak ayırma durumunu farklı şekillerde olumsuz algılamalarına sebep olabilmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi 2-3 yaşına gelmeden, mümkün olan en erken yaşta yatak ayırmak için uygulamaya geçilmesi önerilmektedir. Bu dönemde yaşanan problemler siz ebeveynlere ve çocuklarınıza zarar verecek boyutta yıpratıcı, duygusal anlamda zorlayıcı bir duruma erişti ise, alanında uzman bir ruh sağlığı çalışanından gerekli yardımı alabilirsiniz.
 

Yayın tarihi: 27.01.2020
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.