Sümeyra Öztürk
Sümeyra Öztürk
Sümeyra Öztürk

Çocuklarda kekemelik belirtileri

Ebeveynler, çocuklarının dil ve konuşma gelişimini bilinçli bir şekilde takip etmeli.

Haberin Devamı

Konuşmayı öğrenmek çocuklar için son derece karmaşık bir süreçtir. Çocuklar dil ve konuşma gelişiminin en hızlı olduğu 2-5 yaş aralığında konuşma esnasında basit tekrarlar ve uzatmalar sergileyebilir. Bazı çocuklarda bu geçici bir durumken, bazı çocuklarda ise kalıcı kekemeliğin belirtisi olabilir.

ÇOCUKLARDA KEKEMELİK KENDİLİĞİNDEN GEÇER Mİ?

Okul öncesi çocuklarda kekemelik başladığında aileler genellikle kendiliğinden geçmesini bekler. Çocukların konuşma esnasında yumuşak takılmalar sergilemesi, dil gelişiminin ilk evrelerinde sık karşılaşılan bir durumdur. Çocukların bir kısmında bu takılmalar kendiliğinden geçerken, bir kısmında ileriki dönemlerde kronik kekemelik olarak devam eder. Kalıcı kekemeliğin çocuklar üzerinde çok sayıda olumsuz etkisi vardır. Ebeveynler, çocuklarının dil ve konuşma gelişimini bilinçli bir şekilde takip etmeli ve olası problemleri erkenden teşhis etmeye özen göstermelidir. Çocuklarının konuşmasında takılma, tekrar ve uzatma gibi durumlar gözlemleyen ebeveynler mutlaka bir dil ve konuşma terapistinden bilgi almalıdırlar.

Haberin Devamı

Çocuklarda kekemelik belirtileri

ÇOCUĞUN KONUŞMASINI AKICI HALE GETİRMEK İÇİN 10 ÖNERİ

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Sümeyra Öztürk, “Kekeleyen çocuğunuzun konuşmasını akıcı hale getirmek için dikkat etmeniz gereken 10 önemli nokta var” diyor ve bu sorunu yaşayan ebeveynlere şu önerilerde bulunuyor:

HIZINIZI AZALTIN: Çocuğunuzla yavaş, sakin ve telaşsız bir şekilde sık sık duraklayarak konuşun. Cümle başlarında ve uzun cümlelerin ortasında nefes almanız yavaşlamanızda etkili olacaktır. Çocuğunuz konuşmasını tamamladıktan sonra ve konuşmaya başlamadan önce mutlaka birkaç saniye bekleyin.

KONUŞMASINA MÜDAHALE ETMEYİN: Çocuğunuz konuşma esnasında takıldığında “yavaşla”, “nefes al” ya da “sakin konuş” gibi ifadeler kullanmayın. Bu tarz ifadeler çocuğunuzun daha fazla gerilip panik yapmasına neden olacaktır ve sonuç olarak konuşmasındaki takılmalar azalmaktan çok artacaktır.

TAM DİNLEYİN: Çocuğunuz konuşurken onu dikkatinizi dağıtmadan, ilginizi tam olarak yönlendirerek dinleyin. Bu, anlattığı her şeyi, her zaman aralıksız dinlemeniz anlamına gelmiyor. Yoğun ve meşgul olduğunuz zamanlarda, dikkatinizi tam olarak vermeden dinlemek yerine çocuğunuza işinizi bitirinceye kadar beklemesi gerektiğini ve işiniz bittiğinde onu dikkatli bir şekilde dinleyeceğinizi izah edin, dinlemek için daha uygun bir ortam yaratın.

Haberin Devamı

ÇOK SORU SORMAYIN: Konuşma esnasında çocuğunuza sorular sorabilirsiniz. Ancak dikkat etmeniz gereken nokta çocuğunuz soruya tam yanıt vermeden birbiri ardına soru sormamak olmalıdır. Aksi takdirde çocuğunuz üzerinde zaman baskısı hissedebilir ve bu durum konuşmasına olumsuz şekilde yansır. Bunun yerine, çocuğunuz soruya yanıt verdikten sonra birkaç saniye bekleyip sonrasında diğer soruya geçmeniz doğru olacaktır.

SIRAYLA KONUŞUN: Ailenin tüm üyelerinin sırayla konuşmasını ve birbirlerinin sözünü kesmeden dinlemesini sağlayın. Çocuklar konuşmaları daha az kesildiğinde çok daha akıcı şekilde konuşurlar. Aile bireylerinin sıra alarak konuşmasını sağlamak için “sıra alma” gerektiren oyunlar oynayabilirsiniz.

Haberin Devamı

GÜVENİNİ ARTIRIN: Bunun için sık sık açıklayıcı övgüler yapın ve olumlu davranışlarla ilgili geridönüş verin. Örneğin, “Harikasın” yerine “Oyuncaklarını toplamana çok sevindim. Çok yardımseversin” gibi açıklayıcı cümleler kurun. Bu tarz açıklayıcı övgüler çocuğunuzun benlik algısını sağlamlaştırarak, kendine olan güvenini artırır.

ÖZEL VAKİT AYIRIN: Her gün çocuğunuzla baş başa zaman geçirerek, dikkatinizi tam olarak ona verebileceğiniz ve onunla ilgileneceğiniz özel vakit ayırın. Bu, sessiz ve sakin bir zaman olmalı ve çevrenizde TV, tablet veya cep telefonu gibi dikkat dağıtıcı hiçbir şey olmamalı. Bu şekilde her gün çocuğunuzla 5 dakika geçirmeniz bile büyük fark yaratır.

Haberin Devamı

NORMAL KURALLARI UYGULAYIN: Disiplin, kekeleyen ya da kekelemeyen çocuklar arasında bir ayrım yaratmaz. Olması gereken kurallar her çocuk için aynı derecede geçerli ve gereklidir.

KENDİNİZİ SUÇLAMAYIN: Çocuğunuzun kekemeliğinin nedeni siz değilsiniz. Araştırmalar genetik aktarımın dışında kekemeliğin ailenin tutum ve davranışlarından kaynaklanmadığını ortaya koyuyor. Kendinizi suçlamazsanız çocuğun kekemeliğini tetikleyecek stresli ortamı ortadan kaldırır, daha sakin tutum ve davranış içine girebilirsiniz.

UZMAN DESTEĞİ ALIN: Eğer çocuğunuzun konuşmasında tutukluk olduğundan şüpheleniyorsanız, mutlaka uzman bir konuşma terapistinden destek almalısınız. Kekemeliğin ruhsal ve sosyal sorunlara yol açmadan çözülmesini sağlamak çocuğunuza verebileceğiniz en önemli destektir.

ÇOCUKLARDA EN SIK GÖRÜLEN KONUŞMA PROBLEMLERİ

[webtv=117339]