Wassim Bekraki
Wassim Bekraki
Wassim Bekraki

Çocuklarda el ayak ağız hastalığına dikkat!

El ayak ağız hastalığı her yaşta görülebilmesine rağmen çoğunlukla beş yaş altı çocuklarda görülen bulaşıcı bir hastalıktır. El ayak ağız hastalığının belirtiler nelerdir? Bulaşmasını önlemek için neler yapılabilir? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Wassim Bekraki, el ayak ağız hastalığı hakkından bilinmesi gerekenleri anlattı.

Haberin Devamı

EL AYAK AĞIZ HASTALIĞI NEDİR?

El ayak hastalığı özellikle ilkbahar ve sonbahar döneminde ve özellikle 5 yaş altı çocuklarda sık görülen viral bir hastalık olmakla birlikte enterovirüs genusu içinde yer alan coxsackie virüsü, ekovirüs ve enterovirüslerdir. 5 yaş altındaki çocuklarda daha sık görülmesine rağmen hem daha büyük çocukları hem de yetişkinleri de etkisi altında alabilen çok bulaşıcı bir hastalıktır.

BELİRTİLERİ VE BULGULARI NELERDİR?

Bu hastalığın ana özellikleri birden başlayan yüksek ateş, boğaz ağrısı, iştahsızlık ve halsizlik bulguları ile birlikte ağız içinde ve ağız çevresinde, ellerde ve özellikle avuç içinde, ayaklarda ve özellikle ayak tabanında görülen döküntülerdir. Çoğu hastada ilk gün yüksek ateş ile doktora gidilirken daha döküntülerin oluşmadığından ve ağız içinde akut farenjit manzarası görüldüğünden iyi muayene edilmezse yanılgıya düşülerek tedavide hiç etkisi olmayan antibiyotik tedavisi başlatılır. Ama 24 ila 48 saat içinde ateşin düzelmesi, bununla birlikte döküntülerin bariz hale gelmesi, ağız içinde aftların da oluşmasından dolayı ağrılı ve zor beslenme dönemi başlaması ile tekrar doktora başvurulur ve el ayak ağız hastalığı olduğu anlaşıldığında semptomlara yönelik tedavi başlatılır.

Eğer gereksiz yere verilmişse antibiyotik tedavisi kesilir. Döküntülerin özelliğine bakıldığında suçiçeği döküntüsüne benzeyen ama daha küçük içi sıvı dolu veziküller şeklinde veya kırmızı yuvarlak lezyonlar şeklinde olabilir. Bu döküntüler hem ağrılı hem de kaşıntı eşlik edebilir.

Bu hastalık, aileleri özellikle beslenme bakımından çok zorlasa da kendi kendini sınırlayan ve ağır hastalık tablosuna neden olmayan viral bir hastalıktır. Hastalar genellikle 7 ila 10 gün içinde gelişen tüm bulguların kaybolması ile tamamen iyileşirler.

EL HİJYENİNE ÖNEM VERİLMELİ

El ayak ağız hastalığı ile enfekte olan çocuğun salyası, dışkısı ve idrarı gibi salgılarıyla temas sonucu bulaşabilir. Bunun yanında solunum veya ağız yoluyla bulaşma meydana gelebilir. Özellikle eller kilit görev görür. Salgı teması, oyuncaklar ve eller ile bulaşabileceğinden hasta çocuklar ile aynı ortamı paylaşmak, kalabalık ortamlarda bulunmak hastalığa yakalanma riskini arttırır.

HASTALIKTAN KORUNMANIN ANA KURALLARI:

1- Hastalığın ilk haftası genellikle bulaşma oranı en yüksek olan süredir. Bu yüzden mümkün olduğunca bu süre zarfında diğer çocuklara bulaşmayı önlemek adına çocuğu evde tutmak ve başka çocuklarla temas kurmasını engellemeyi sağlamak gerekir.

2- Hasta olan çocuk immün sistemi yani bağışıklığı bozulmuş veya organ nakli yapılan insanlardan uzak tutulmalıdır. Aynı şekilde halen risk faktörü bilinmediğinden hamile olan kadınlardan da uzak tutulmalıdır.

3- Çocuklarınızın ellerini su ve sabun ile sık sık yıkayın.

4- Sık temas edilen yüzeyleri uygun bir şekilde dezenfekte edin, özellikle çocukların ortak oyun alanlarını ve oyuncaklarını düzenli bir şekilde dezenfektan ile temizleyin.

5- Bebeğinizin bezini değiştirdikten sonra muhakkak ellerinizi sabun ile yıkayın.

6- Ortak tabak, bardak, çatal, kaşık ve havlular kullanmayın.

7- Sarılma, tokalaşma ve öpüşme gibi yakın temaslardan kaçının.

8- El ayak ağız hastalığına karşı henüz geliştirilen bir aşı yoktur.

BOL SU VE SIVI TÜKETİLMELİ

Bu hastalığın tedavisi için özel bir ilaç yoktur ve verilen ilaç tedavisi sadece semptomları azaltmaya yöneliktir. Çoğunlukla hastalığın hafif semptomlar ile seyretmesi ve kendi kendine düzeldiği görülür. Ateş olduğunda ateş düşürücü ve ağrı kesici verilebilir. Ağız içindeki aft ve boğaz ağrısı yüzünden bozulan beslenme için ağız spreyleri ve vitamin desteği ile beraber mümkün olduğunca ısıtılmamış ve çiğneme gerektirmeyen sıvı gıdaların tüketilmesi önerilir. Bol su ve sıvı, vücut direncini arttırdığı gibi hastalık ile mücadele eden vücudu daha dinç tutacaktır. Bu yüzden aynı zamanda sıvı kaybını engellemek adına hastalık süresince oral alımı bozulan çocuklara sıvı desteği yapılmalıdır. Döküntüler için rahatlatıcı kremler kullanılabilir.