Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇOCUKLAR NEDEN KAYGI DUYARLAR?

Çocuklar neden kaygı duyarlar?
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Dr Fiona Faraci’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

İçimizden Geçenler Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist
 
 

16.09.2019 - 11:06 | Son Güncelleme:

Çocuğun kaygı duymasından hep korkulur. Kaygının pek bilinmeyen çok önemli bir özelliği vardır; kişilik yapılanmasına destek olur. Kaygısız çocuk, kaygısız yetişkin, kısacası kaygısız birey yoktur. Çocukların gelişim aşamalarına bağlı, belirli dönemlerde, kaygı düzeyinde artış görülür; korkular o dönemlerde daha belirgin hale gelir, yüzeye çıkar. Burada önemli olan, sonradan kaybolabilmesidir. Tam da bu dönemlerde, çocukların okula başlamasıyla, kaygılı küçük bireylerin bir süre uyum sağlamaya çalışırken zorlanmaları oldukça doğaldır.

Çoğu zaman, çocukların hiç zorlanmadan her değişikliğe kolaylıkla geçiş yapmaları, uyumlanmaları beklenir. Bunun bir çok nedeni vardır ancak iki tanesi son derece önemlidir :

  • Yetişkin bireyin kendi kaygılarıyla olan ilişkisi. Kendi kaygılarından korkan birey, çocuğun endişeleriyle baş edemeyeceğini düşünür.
  • Kaygının salt bir sorunsal olduğunu düşünüp yapılandırıcı özelliğini göz ardı etmek.

Çocuklar, okul çağından bile önce, belirli dönemlerde endişe artışlarına mağruz kalırlar. İlk rüyaların belirgin hale geldiği dönem, ilk ayrılıklar, ev veya ortam değişiklikleri bunlardan sadece bir kaçıdır.

Bu dönemlerde çocuğun huzursuzlanması, kızgın görünmesi veya çatışması beklenir . Hatta, bu değişim ve dönüşüm süreçleri içerisinde çocuk tepki vermiyorsa, daha kaygı vericidir. Çocukların, yaşadıkları farklı durumlar karşısında zorlanmamaları, mümkün olmamamakla birlikte gerçekçi olmayan bir beklentiye işaret eder. Onların kişilik yapılanmasına destek olacak olan ; bu uyum sürecidir. Başka bir deyişle, iç dünyaları, zorlanma-kaygı-uyumlanma üçlemesinin tamamlandığını deneyimleyerek oluşur. Bireyin en güçlü özelliklerinden biri – buna aynı zamanda defans mekanizması denir – bastırmadır. Kaygı bir süre aktif olarak bireyi huzursuz ettikten sonra bastırılır ve rahatlama sağlanır. Bu defans mekanizması koruyucudur; bir unutma sistemi olarak düşünülebilir. Bazı şeyler gündelik hayatta unutulmasaydı hayat yaşanılmaz hale gelirdi. Örneğin, ölüm. Kimse sürekli öleceğini düşünerek yaşayamaz. Bastırma da tam da bu işe yarar ve hayatımızı kolaylaştırır.

Bu nedenle, hayatta esas olan kaygı duymamak değildir, bastırma veya benzeri mekanizmaların aktif bir şekilde devreye girerek bireyi tekrardan rahat bir duruma getirmeleridir. Kaygı bir süre sonra kayboluyor, sönümleniyorsa destekleyici ve yapılandırıcıdır. Bu süreç atlatılamıyor ve kaygı kaybolmak yerine artıyor ve yayılıyorsa, aile veya birey o zaman bir uzmandan destek almayı düşünebilir.

Yayın tarihi: 16.09.2019
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.