Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

“ÇOCUĞUM NE ZAMAN KONUŞACAK?”

“Çocuğum ne zaman konuşacak?”
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
25.06.2019 - 16:21 | Son Güncelleme:

Çocuklarda geç konuşma, çocuğun gelişim döneminde aileleri endişelendiren konulardandır. Konuşma bozukluğu veya çocuklarda geç konuşma tedavisi için ise öncelikle doğru tanı konulması gerekir. Günümüzde artan ekran maruziyeti, genetik ve farklı sebeplere bağlı olarak görülebilen çocuklardaki konuşma bozuklukları hakkında Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı Doç. Dr. Bülent Gündüz, önemli bilgiler verdi.

Gecikmiş konuşma, çocuğun yaşı ile uyumlu seviyede dil ve konuşma becerilerini sergileyememesi olarak tanımlanmaktadır. Tek başına bir sorun olarak görülebildiği gibi daha farklı iletişim sorunlarının bir göstergesi olarak da karşımıza çıkmaktadır.

Gecikmiş konuşma, artikülasyon bozukluğu (sesleri tutarlı olarak söyleyememe), fonolojik bozukluk (seslerin kelime içinde üretilmesinde tutarsızlık), kekemelik (akıcılık bozuklukları) ve ses bozuklukları çocuklarda en sık karşılaşılan dil ve konuşma bozukluklarıdır. Bu sorunların yanı sıra iletişim anlamında bütüncül yaklaşım desteğine gereksinimi olan yaygın gelişimsel bozukluk, otizm, öğrenme güçlüğü ve birden fazla engeli barındıran çocuklarda da konuşmanın desteklenmesi gerekmektedir.

Hayatın öncelikle ilk iki yılı ve sonrasında takip eden iki yılı tüm gelişim alanlarının en hızlı şekilde gerçekleştiği dönemdir. Bunun sebebi, beyindeki hücreler arası sinaptik bağlantıların öğrenme ve deneyime cevap olarak oluşma ve yeniden düzenlenme becerisi anlamına gelen nöroplastisitenin en çok bu dönemde gerçekleşmesidir. Nöroplastisiteyi çevre ile etkileşimlerimiz sonucu ortaya çıkan fizyolojik değişimler şeklinde tanımlamak da mümkündür. Nöroplastisitenin tanımından da anlaşılacağı üzere çocuğun çevresinde maruz kaldığı motor, duyusal ve bilişsel gelişimi etkileyecek deneyimler, çocuğun sadece dil gelişimini değil bütün gelişim sürecini etkilemektedir.

ÇEVRESEL ETKENLER NELER?

Çevresel etkenler dendiğinde günümüzde akla ilk gelen sık karşılaştığımız artan ekran maruziyeti olmaktadır. Bu etkeni gecikmiş konuşmanın tetikleyicisi olarak adlandırmak yanlış olmayacaktır. American Academy of Pediatrics, 2 yaşına kadar ekran maruziyet süresinin “0” olması gerektiğini belirtmektedir. Ekran maruziyetinin fazla olması sadece dil ve konuşma gelişimi için değil aynı zamanda dikkat eksiliği, obezite, yeme bozuklukları için de risk oluşturmaktadır. 2 yaşından sonra ise çocukların tablet, bilgisayar, televizyon ve cep telefonu gibi sosyal medya araçları ile toplam en fazla geçirmeleri gereken süre 1 saat olarak kabul edilmektedir. Gecikmiş konuşma adına risk oluşturan faktörlerden birisi de ailelerin hatalı yaklaşımlarıdır. ‘’Babası da zaten geç konuşmuştu’’, ‘’Erkek çocuk zaten geç konuşur”, “Kreşe başlasın konuşması artar’’ şeklindeki söylemler bahsi geçen çocuk için bilimsel hiçbir dayanağı olmayan yargılardır.

KONUŞMA SORUNLARINDA GENETİĞİN ETKİSİ VAR MI?

Genetik hikâye birçok dil konuşma bozukluğunda önemli olmaktadır. Erkek çocuklar dil ve konuşma gelişimi problemleri açısından kız çocuklara göre daha fazla risk taşımaktadır. Akran iletişiminin var olması ve çocuğun doğru uyaranlara maruz kalması dil ve konuşma gelişim açısından oldukça destekleyicidir. Ancak, yaşıtlarına benzer konuşma gelişimi sergilemeyen bir çocuk bir dil ve konuşma gelişimi uzmanı ile görüşmedikçe bu bilgilerin onun için geçerliliğinden söz edilemez. 

Ortaya çıkan dil ve konuşma gecikmesi aslında ailelere dil ve konuşma gelişimi açısından desteğe ihtiyacı olduğunu göstermeye çalışan çocuğunuz için bir göstergedir ve aileler tarafından bir işaret olarak algılanmalıdır. Bu durumda ilk yapılması gereken öncelikle KBB muayenesinin ardından mutlaka bir dil ve konuşma terapisti ile görüşmektir. Aksi halde yaşına uygun dil ve konuşma gelişimi göstermeyen bir çocuğun ilerleyen yaşlarda dikkat, sosyalleşeme, okuma ve yazma becerilerinde problem yaşama olasılığı ortaya çıkmaktadır.

KONUŞMA SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLARA AİLELER NASIL YAKLAŞMALI?

Yaşına uygun dil ve konuşma gelişiminin sergilenmediği bir durumda ailelerin benimseyeceği en faydalı yaklaşım çocukları ile etkili oyun oynamak olacaktır. Oyun oynama sırasında dil ve konuşma gelişimini desteklemek mümkündür. Dil ve konuşma gelişimi açısından çocuk ile oyun oynarken dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar;

1. Çocuğunuz ile oynayacağınız oyunları, onun dikkat ve ilgisini çekecek şekilde planlayın.

2. Çocuğunuzun kurduğu oyuna dahil olmaya özen gösterin.

3. Herhangi bir aktiviteye katılımı için çocuğunuzu zorlamayın.

4. Çocuğunuz ile oyun oynarken çok fazla oyuncak ve eşya ile dikkatini dağıtacak bir ortam oluşturmayın.

5. Çocuğunuz ile iletişim kurarken sade, basit ve gelişimine uygun ve uzunlukta ifadeler kullanın.

6. İfadelerinizin arasında çocuğunuzun katılabilmesi için boşluklar bırakın ve katılması için mimikleriniz ile onu teşvik edin.

7. Başlangıç olarak oyunlar esnasında yansıma seslerden hayvan seslerinden yararlanmak faydalı olacaktır.

8. Özellikle sık kullanılan ‘’Bu ne?’’ sorusu da dahil olmak üzere soru sorarak iletişim kurmayın.

9. ‘’Bu ne, haydi söyle’’ , ‘’Önce adını söyle, istediğini vereyim’’, ‘’Bak bu böyle söyleniyor, hadi sende söyle’’ ve benzeri şekilde ifadeleri ile zorlayıcı olmayın.

10. Bir şeyleri öğretmeye (renk, sayı, meyve, sebze hayvan isimleri vb.) çalışmayın. Sadece karşılıklı zevk alarak oyun oynayın.

11. Karşılıklı zevk alınarak oynanan her oyun çocuğun gelişimine mutlaka gelişimine katkı sağlayacaktır.

AİLELER NE ZAMAN HEKİME BAŞVURMALI?

Çocukların konuşma gelişimi hakkında ailelerin bilgi sahibi olması çocuklara yapılacak olan gereksiz müdahalelerin önüne geçecektir. Çocuğa zamansız yapılacak müdahaleler çocukta olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Özellikle aileler tarafından çocuğun konuşmasına yapılan düzeltme tarzı müdahaleler çocuğun soruna odaklanmasına ve birtakım riskler ortaya çıkararak sorunun daha farklı bir boyuta geçmesine yol açmaktadır. Çocuk eğer;

• 4 aylıkken çevresindeki kişi ve/veya oyuncaklara ilgi göstermiyorsa

• 6-8 aylıkken babıldamaları mevcut değilse

• 1 yaşına geldiği zaman ismini anlamıyorsa

• 1 yaşına kadar basit jestleri kullanmıyorsa (bay bay vb.)

• 12-15 ay civarında anne-baba v.b. basit sözcüklerden en az 1-10 adet üretmiyorsa

• 18 aylıkken ‘hayır’ gibi basit komutları anlamıyorsa

• 2 yaşında eylemleri de içeren en az 100 kelimesi yoksa

• 3 yaşında basit cümleler ile kendisini ifade edemiyorsa (3 kelimeli cümle)

• 4 yaş tanımadığı kişiler tarafından anlaşılır konuşması anlaşılamıyorsa

• 4-5 yaşında basit bir hikâyeyi anlatamıyorsa hekime başvurmalıdır.  

Yayın tarihi: 25.06.2019
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.