Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

SUÇLAYICI EBEVEYN OLMAK ÇOCUĞU UTANGAÇ YAPIYOR

Suçlayıcı ebeveyn olmak çocuğu utangaç yapıyor
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Serap Duygulu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

Çocukları utangaç yapan diğer nedenler hangileri?

Utangaçlık, çocukluk çağında en çok görülen duygu durumunun başında gelir. Bu her ne kadar geçici bir süreç olsa da anne babaları kuşkuya düşürür. Peki, bu tarz davranışlar sergileyen çocuklara nasıl davranmalı? Psikolog Serap Duygulu, hangi tutumların çocuğu utangaç yaptığını sıraladı ve ebeveynlere bu durum karşısında neler yapabileceklerini anlattı.

Birçok anne babanın sorunudur çocuğunun utangaç olması. Toplum içinde rahat davranabilmesi, çevresindeki insanlara marifetlerini rahatça sergileyebilmesi, konuşkan ve "bilmiş" bir çocuk olması için ellerinden geleni yapar anne babalar.

Hangi tutumlar çocuğunuzu utangaç yapar?

Çocuğa baskı yapmak: En tipik anne baba davranışıdır. Utanan çocuğu "Niye konuşmuyorsun?", "Selam versene!", "Cevap versene!" şeklinde zorlamak ve konuşturmaya çalışmak çocuğa bir nevi baskı uygulamaktır.

Çocuğa kızmak: Çocuğun utangaç olmasından bazı anne babalar çok rahatsız olurlar ve bu rahatsızlığı da kızıp bağırarak ortaya koyarlar. "Yeter artık, bıktım senin bu durumundan, seninle bir daha bir yere gitmeyeceğim" demek, aslında çocuğun bu davranışından en fazla onların utandığının göstergesidir.

Suçlayıcı ebeveyn olmak: Yine en sık rastlanan anne baba davranışıdır. Çocuğu sürekli suçlayarak eleştirmek ve "Her zaman böyle yapıyorsun", "Sen hiç konuşmuyorsun", "Bak herkes sana bakıyor", "Ne kadar ayıp!" şeklinde sözler sarf etmek aslında durumu çözümlemekten son derece uzak, yanlış davranışlardandır.

Alaycı davranmak: Çocuğun yaşadığı duygu ve kaygı durumuyla alay etmek ve onu özellikle başkalarının yanında hafife almak, "Benim utangaç kızıma bakın, yine mi utangaçlığın tuttu?" gibi söylemlerde bulunmak çocuğun durumunu daha da zorlaştırmaktan başka bir işe yaramaz.

Çocuğu ayıplamak ve utandırmak: Çocuğun utangaçlığını farklı ortamlarda gündeme getirerek onu utandırmak, başkalarının yanında ayıplamak da bilinen hatalı davranışlardandır. "Bu kadar utangaç bir çocuk gördünüz mü? Bakın ağzını bile açıp konuşamıyor", "Herhalde konuşmayı bilmiyor, dilini mi yuttun?" gibi konuşmalar hem ciddi kırıcı hem de olumsuz durumu pekiştirici yanlış konuşmalardır.

Çocuğu yargılamak: "Bir tek sen böylesin, başkasının çocuğu bak nasıl konuşuyor" gibi yargılayıcı ve olumsuz içerikli konuşmalar da çocuktaki bu davranışı kalıcı hale getirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Anne babalar, çocuklarına nasıl davranmalı?

• Çocuğunuzun yeni ortamlara alışması için ona zaman tanıyın ve zorlayıcı olmayın. Çocuğun girdiği ortamın onun da hoşlanacağı bir ortam olmasına dikkat edin.

• Sosyal becerilerini geliştirmesi için ortam hazırlayın. Spor faaliyetlerine, dans ya da müzik kurslarına, tiyatro çalışmalarına yönlendirin. Özellikle ekip olarak yapacağı çalışmalar onun utangaçlığını yenmesi için bulunmaz fırsatlar sunar.

• Öz güvenini geliştirmeye yönelik pekiştirici davranışlarınızı öne çıkarın. Utangaç çocuklar kendileriyle ilgili olumsuz yargılara sahiptir. Bunu yenmenin yolu sosyal becerilerini geliştirmesine yardımcı olmak, bu yolla öz güvenini sağlamlaştırmaktır.

• Çocuğunuzun özelliklerini dikkate alarak onu bir birey olarak her yönüyle kabul edin. Bir bütün olarak değer verdiğinizi hissettirin.

• Çocuğunuzun içine kapandığını, kendisini mutsuz hissettiğini fark ettiğinizde yardım almaktan çekinmeyin. Bazı sıkıntılar çok erken müdahale edildiğinde sorun halini almadan çözümlenebilirler.

• Anne baba olarak çok üstüne düşmeyin ve olabildiğince rahat davranmaya çalışın. Durumu çok fazla önemsediğinizde çocuğunuz da kendisinde ciddi bir sorun olduğunu düşünecek ve utangaçlığı daha da pekişecektir.

Yayın tarihi: 13.08.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.