Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

OYUNUN ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDEKİ ROLÜ

Oyunun çocuk psikolojisindeki rolü
5 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Oyun, çocuğun dili ve en etkili anlatım aracıdır.

Çocukların vazgeçilmez uğraşı oyun, vakit geçirmekten öte bir öneme sahip onlar için. Psikolog Esra Savaş Kaplan, çocuğun gelişimi ve gelecekteki hayatını şekillendirmede büyük bir etkiye sahip olan oyunu ve fonksiyonlarını anlattı.

Oyun çocuğun dili ve en etkili anlatım aracıdır, hayal dünyasıyla gerçekler arasında kurduğu köprüdür. Çocuk empati kurmayı, başkalarına saygı göstermeyi, karşılıklı diyaloglarda kendi sorumluluğunu fark etmeyi, sabırlı olmayı, kurallara uymayı, stresle baş etmeyi, problem çözmeyi ve liderlik özelliklerini pekiştirmeyi öğrenir. Çocuğun gelişmesi ve kişilik kazanması için sevgiden sonra gelen ikinci en önemli ruhsal besindir.

Oyunun çocuğun psikolojisine katkıları

Oyun aktivitelerinde motor tepkilerin denenmesi süratli, akıcı ve doğru motor becerilerin kazanılmasına yol açar.

• Oyun ortamında kurulan etkileşim çocuğun ilerideki sosyal davranışlarını belirler.

• Mutluluk, sevinç, acı, acıma, korku, kaygı, dostluk, düşmanlık, kin, nefret, sevgi, sevme, sevilme, güven duyma, bağımlılık, bağımsızlık, ayrılık ve ölüm gibi pek çok duygusal tepkiyi çocuk oyun yolu ile öğrenir.

• Çocuğun sözcük dağarcığını geliştirir, çocuğa rahat konuşma ve düşüncelerini açıklama alışkanlığı kazandırır.

• Çocuk soru sormayı, yeni bilgiler edinmeyi, nesneleri, araç gereçleri tanımayı, adları öğrenmeyi, işlevleri kavramayı ve onları kullanmayı öğrenir; dünyayı ve çevreyi keşfeder, gerekli bilgileri edinir, merak duygusunu tatmin eder.

İstisnai durumlar

Bunlara rağmen oyun ve arkadaşlarına uyum sağlayamayan, kurallara uymayı başaramayan, benmerkezci yaklaşım ile sadece kendisinin oyunu yönetmesini isteyen, oyuncakların hepsinin onun olduğunu düşünüp her oyuncağı elinde tutan, sabırsızlıkla sırasını bekleyemeyip diğerlerinin sırasında yer almak isteyen çocuklar oyun ve arkadaş ortamında dışlanabilirler. Bu tür durumlar ne kadar istedikleri uyumsuzlukmuş gibi görünse de aslında hayal kırıklığıyla sonuç verir. Bu çocukların asıl istedikleri dışarıdan oyunu izlemek değil o oyuna dahil olabilmektir.

Eğer kısa süre içerisinde çocuktaki bu davranışlar değiştirilir ve oyuna uyum sağlayabilmeyi başarabilirse çocuk üzerinde herhangi bir etki olmadan gelişim sürer ancak bu dışlanma probleminin uzaması beraberinde travmatik algılanışı ve davranış bozukluklarına sebep olabilir. Bir müddet sonra çocuk hiç istemediği halde arkadaşlarının oyuna dahil olmak değil oyunlarını bozmak isteyebilir, öpmek istediği halde vurma ya da çalma gibi davranışlar gösterebilir, çalışmak istediği halde öğretmen ya da arkadaşına toplum kurallarına uygun olmayan kelimeler sarf edebilir. Tüm bu olumsuzluklar çocuğun gelecekteki yaşamını da etkileyebilir.

Yayın tarihi: 14.05.2014
5 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.