Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KEŞFEDEN ÇOCUK ÖĞRENİYOR, MUTLU OLUYOR!

Keşfeden çocuk öğreniyor, mutlu oluyor!
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Keşfeden çocuğun öğrendiğini ve mutlu olduğunu söyleyen Uzman Klinik Psikolog Leyla Arslan, çocukların doğuştan gelen bir özellik olarak öğrenmeye ve keşfetmeye meraklı olduklarını söyledi.

Çocuklar öğrenmekten ve dünyayı keşfetmekten büyük keyif alır ve bunun sonucu olarak mutlu olurlar. Bu onlar için sevinçtir. Aynı zamanda en büyük mutluluktur, bu yetişkinler için de böyledir. Yani mutlu olmanın en önemli yollarından birisi yeni şeyler keşfetmektir. Bu engellendiği zaman çocuklar mutsuz olur, gelişmeleri durur, üretkenlikleri yavaşlar ve ruh sağlıkları bozulur. Psikolojik olarak iyi oluşları gider. Bu durumda da çocuktan başarı, toplumsal katkı ve üretkenlik beklenemez. O nedenle çocukların mutlu olması, doğuştan gelen o spontanlığın korunması önemlidir. Bunu engelleyen her neyse onun ortadan kalkması gerekir.

Mutlu olmanın en önemli yolu keşfetmektir

Çocuğun keşfetmesini bazen aileler bilinçli ya da bilinçsiz olarak engeller. Nasıl engellerler? Çocuktan gücünün üstünde şeyler beklerler yani çocuğun gelişim düzeylerini ciddiye almadan daha üst düzeyde şeyler yapmasını beklerler. Bu durum da çocuklardaki kaygı durumunu arttırır, özgüvenine ve dolayısıyla da mutluluğuna zarar verir.

ÇOCUĞU ENGELLEMEK ÖZGÜVENİNİ ZEDELİYOR

Bazı ailelerin çocuğun gelişim sürecinde bilerek ya da bilmeyerek hata yaptığını ifade eden Arslan, çocuğu sürekli engellemenin özgüvenini zedelediğini belirterek şunları söyledi:

Yani mutlaka çocuğun birinden korkması gerektiğini düşünürler, mutlaka ceza alması gerektiğini düşünürler. Çocuğu mutlaka engelleyen birilerinin olması gerektiğini düşünür. Bazen babalar kendine o rolü biçebilir. Bu da çocukların özgüvenine zarar veren, kişiliklerine zarar veren ve öğrenmesine zarar veren bir durumdur. Doğrusu aslında çocuğu sevgi ile büyütmek, daha sonraki adımı çocuktan evvel anlayabilmek ve oraya eğlenceli bir şekilde götürmektir. Çünkü biz biliyoruz ki beyin ne kadar çok eğleniyorsa o kadar çok öğreniyor yani keyif aldığımız zaman biz o davranışı pekiştiriyoruz ve devam edip gidiyor böyle. Çocuğu sürekli kısıtlarsak mutsuz edersek öğrenmesi de yavaşlıyor, bazı çocuklarda hayattaki duruşu da yavaşlıyor. Yetişkin oldukları zamanlarda depresif bir kişilik oluşuyor. Gülmeyi ve eğlenmeyi bilemiyor.

 

Eğitim sistemi içinde de beden eğitimi, müzik ve resim dersleri çok ciddiye alınmıyor. Oysa bu dersler çok önemlidir. Gerçek anlamda yapılırsa bu derslerin insana katkıları olduğu görülür. Bu dersler sayesinde çocuk kendini ifade becerisini geliştirir.

Mutsuz çocuklar büyüyünce depresif olabiliyor

Depresif kişilikleri oluşuyor, hayatı çok ciddiye alıyorlar. Evet bir şeyler üretebilirler ama çok da anlamı olmaz onlar için yani tatmin olmazlar.

  

Mutsuz bir kadının yetiştirdiği mutlu bir çocuktan söz etmek mümkün değil. Çevredeki bazı olumsuz olaylar, eğitimdeki değişiklikler, çocuktan yapamayacağı bir şeyin beklenmesi ya da yapmak istediği şeyin tersinin yaptırılması çocuğun ruhsal gelişimini olumsuz etkileyebilir. Çocuklar duyguları doğru olarak okurlar. Önce biz mutlu olacağız ki çocuklar da mutlu olsun. Mutlu bir toplumda mutlu bir çocuk yetişiyor.

Yayın tarihi: 10.05.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.