Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇOCUĞUNUZLA YAKIN İLETİŞİM KURMANIN 6 YOLU!

Çocuğunuzla yakın iletişim kurmanın 6 yolu!
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Sevil Eskicioğlu’ YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Yaşam Koçu ve Motivasyon Konuşmacısı
 
 

Çocuğunuzla iletişim kurarken zorlanıyorsanız, istekleriniz orta noktada buluşamıyor ve her seferinde “kavga- dövüş” aşamalarından geçmekten yorulduysanız çözüm: “Yakınlık”.

Yaşam Koçu ve Motivasyon Konuşmacısı Sevil Eskicioğlu, “Yakınlık kurulduğunda çocuklar daha fazla ortak hareket etmek istiyorlar ve ailelerinin onların iyiliğini istediklerini, onların yanında olduğunu daha fazla hissediyorlar. Onları düzeltmeye çalıştığınızı değil, onlarla iletişim kurmaya çalıştığınızı gördüklerinde tüm ilişki yeniden yazılıyor” diyor ve çocuklarla yakın iletişim kurmanın yollarını sıralıyor.

1. ZAMAN AYIRIN

Nasıl ki başarılı evlilikler iki taraflı katkı ile oluşuyorlarsa, iyi bir ebeveyn-çocuk ilişkisi de kendi kendine oluşmuyor. Biyolojik olarak kan bağının var olması birkaç adım önde başlanmasını sağlasa da bebeklikten çocukluğa doğru geçişlerinde atacağınız her adım, gösterdiğiniz her yakınlık onlarla kurmak istediğiniz ilişkinin temellerini oluşturuyor. Özel günlerde birlikte olmanız gibi. Unutmayın, çocuğunuzun sizden öncelikli beklentisi hediyeden çok sizinle vakit geçirmek.

2. GÜVEN VERİN

Çocukların güveni zamanla kazanılır, örneğin onlara verdiğiniz “Birazdan seninle oynaya- cağım” sözünü tuttuğunuzda kazanırsınız. Peki ya sizin onlara duyduğunuz güven? Çocuğunuza güvenerek başlıyorsunuz fakat zaman geçtikçe ondan beklentiniz artmaya başlıyor. Bu noktada eğer ebeveyn olarak kendi korkularınıza kapılırsanız ve şüpheye düşerseniz, istediğiniz kadar çocuğunuza söylemeyin, çocuğunuz hissedecek ve o nokta- da ailesinin ona inanmadığını düşünmeye başlayacaktır.

Çocuğunuzun, o ne yaparsa yapsın ailesinin ondan vazgeçmeyeceğine ve işleri yoluna koymaya çalışacağına inanmaya ihtiyacı var.

Çocukla iletişim

3. TAKDİR EDİN

Nasıl ki bir bitki büyümeye programlanmışsa, çocuklar da gelişime ve büyümeye programlılar. Nasıl ki bitkinin solduğunu, çiçek açmadığını gördüğünüzde ihtiyacı ne olabilir diye bakıyorsanız; “su, ışık, vitamin”, aynısı çocuk için de geçerli. Bitkiyi neden büyümediğine dair yargılamazsınız değil mi, peki ya çocuğunuzu?

Bugün kendimize koyduğumuz sınırların büyük bir kısmı, çocukluğumuzda aldığımız ve bizi tanımladığını düşündüğümüz kararlardan oluşuyor: “Bunu iyi yaparım”, “Bunu yapamam” gibi.

Çocukların kendilerini iyi insanlar olarak görmeye, iyi şeyler yapabileceklerine inanmaya ihtiyaçları var. Bu konuda ailelerinin onlara inanmalarına ihtiyaçları var. Ailelerinin ağzından çıkan onları düzeltmeye çalışan ve eleştiren cümleler, sadece kendilerini kötü hissetmelerine neden olmayacak, sizin onların yanında olduğunuzu hissetmelerini de engelleyecektir. Sonucunda ise bütün çocukların en temel ihtiyacı olan “Aileleri için dünyalar kadar önemli oldukları düşüncesini” kaybedeceklerdir.

Bir şeyi daha iyi yapabileceklerini iletmek istiyorsanız onlarla göz hizasında iletişim kurun, fiziksel olarak dokunarak (omzuna, koluna) yakınlık sağlayın ve onlara düşüncelerinizi sevgiyle iletin.

Eğer sevgi dolu bir şekilde iletirseniz çocuğunuzun talebinizi yerine getireceğine inanın. Ona sınır koyarken bile “HAYIR” demek yerine “EVET” demenin yolunu bulun.

4. KİŞİSELLEŞTİRMEYİN

Çocuğunuz onunla oyun oynamak yerine yatmasını istediğiniz için kızdığınızda size “Seni sevmiyorum işte!” diye bağırabilir ya da ergenlik döneminde hiçbir sebep yokken odasının kapasını sertçe kapatabilir. Bu olayları kişiselleştirmeyin. Kişiselleştirdiğiniz zaman kırılırsınız ve kırılırsanız hepimizin kırıldığımız zamanlarda yaptığımız şeyleri yaparsınız: Kendini kapatmak veya saldırmak. İkisi de durumun sadece daha da kötüye gitmesine neden olur.

Kişiselleştirmemek ve yaşadığınız kırgınlığı yumuşakça dönüştürmek için kendinize dönün. Stresli hissettiğiniz anda aşağıdaki meditasyonu uygulayın (Sadece nefesi bile uygulayabilirsiniz).

Bacaklarınız çapraz bağdaş pozisyonunda oturun. Başparmağınızla işaret parmağınıza bastırın ve kollarınızı bacaklarınızın üzerine uzatın. Nefes alırken 8 sefer halinde burundan alıp, tek seferde yine burundan nefesi vereceksiniz. Eğer bu nefes sizi zorlarsa 4 seferde alıp yine tek seferde burnunuzdan nefesi verebilirsiniz. Meditasyonu 1-11 dakika arasında yapabilirsiniz.

Çocukla iletişim

5. ANLAYIŞLI, SEVGİ DOLU OLUN

Dünyaca ünlü Psikolog Dr. Haim Ginott; çocuğunuzla, yakın arkadaşlarınızla aranızdaki nezaket düzeyinde bir ilişki kurmanızı tavsiye ediyor. Örneğin bir arkadaşınız size yemeğe geldiği akşam cüzdanını sizde unuttuğu için utanarak aradığında ona kendini iyi hissetmesi için “sorun olmadığını” ve ne zaman ona cüzdanı ulaştırabileceğinizi konuşursunuz. Ama diğer tarafta söz konusu çocuğunuz olduğunda kitabını okulda bırakması bir anda sizi strese sokabilir. Onu rahatlatmak ve kendisini suçlu hissetmemesini sağlamak, aranızdaki güven ilişkisine büyük fayda sağlayacak.

Unutmayın onunla nasıl bir ilişki kurduğunuz, onun kendisi ile ilişkisi haline gelecektir. Ona sert olursanız o da kendisine karşı sert olacak, ona sınırları çizerken sevgi ile yaklaşırsanız, o da kendisine karşı daha sevgi dolu yaklaşacaktır. Sevgi dolu, desteklenen çocuklar öz disiplini yüksek, hedef koymada ve hedeflere doğru adım atmada kendinden emin ilerleyen bireyler olacaklardır.

6. ZITLIKLARDAN KORKMAYIN

Çocuğunuzla gerçek bir iletişim kurmaya başladığınızda hemfikir olmadığınız durumları da yaşayacaksınız. Bu durumları geçiştirmek, ertelemek, sabretmek sadece ilerde daha da zor durumlar yaşanmasına neden olacaktır. Zıtlıklardan korkmayın. Olayın yaşandığı anda olmasa bile sakin bir zamanda uygun ortamı hazırlayın, onunla bu konuyu konuşarak orta nokta bulmaya çalışın. Orta noktanın anlamı “Sizin düşüncenizi kabul etsin” değil, bunu unutmayın. Böyle de olabilir fakat siz manipüle etme amacıyla yaklaşırsanız çocuğunuz
bunu hissedecek ve kendisini size kapatacaktır. Bu durumda da iletişim kurabilmek mümkün olmayacak. Zıtlıkların çift taraflı gelişime imkan sağladığını hatırlayın.

Yayın tarihi: 27.01.2016
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.