Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÖPÜCÜK HASTALIĞINI DAHA ÖNCE DUYDUNUZ MU?

Öpücük hastalığını daha önce duydunuz mu?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Hilal Mocan’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr.
 
 

Öpücük hastalığı nedir, nasıl bulaşır? Öpücük hastalığı belirtileri nelerdir? Daha çok çocuklarda görülen hastalığın detaylarını öğrenelim.

‘Enfeksiyoz mononükleozis’ halk arasında bilinen adıyla ‘öpücük hastalığı’ daha çok büyük çocuklarda ve genç erişkinlerde görülen bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalığın tipik özellikleri ateş, faranjit, lenf bezlerinde ve dalakta büyümedir. Bunlara ek olarak karaciğer büyümesine de sıklıkla rastlanır. Ayrıca kan sayımı tablosunda ciddi değişiklikler meydana gelebilir. Bazen döküntü, klinik tabloya eşlik edebilir.

Hastalık farklı kişilerde, farklı şiddette ortaya çıkabilir. Hiç fark edilemeyecek kadar hafif olabileceği gibi çok ağır da seyredebilir. Karaciğer büyümesiyle birlikte karaciğer fonksiyon testleri de bozulabilir. Hastalığa ait çok sayıda belirtinin nedeni, vücudun hastalığa neden olan virüse karşı verdiği bağışıklık cevabıdır. Hastalığın nadir görülen komplikasyonları arasında santral sinir sistemi enfeksinyonları, kalp kasının etkilenmesi sayılabilir. Yenidoğan ve süt çocuklarında genellikle fark edilemeyecek kadar hafif geçer.

ÖPÜCÜK HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Hastalığa neden olan ‘epstein barr’ virüsünün tek kaynağı insandır. Hastalığın bulaşması, çocuklar arasında veya çocukla erişkin arasında yakın temas ya da dudaktan öpme ile olur. Enfeksiyon yapan bu virüs, tükürükle taşınır, hastalığın ardından aylar sürebilen uzun periyotlarda tükürükle saçılabilir. Virüsü alıp hastalık geçiren ve bağışık olan kişilerin yaklaşık %15-20’si, az miktarda da olsa bu virüsü herhangi bir dönemde tükürüklerinde taşıyabilirler ancak taşınan bu virüsün hastalık yapabilme kapasitesi çok düşüktür.

Ateş, baş ağrısı, halsizlik: Hastalığın kuluçka dönemi 4-6 hafta kadardır. Hastalık aniden veya yavaş olarak ateş, baş ağrısı, titreme, iştahsızlık ve kırıklıkla başlayıp, lenf bezlerinde şişme, şiddetli boğaz ağrısı ile devam edebilir. Ancak bu klinik tablo, hem şiddet hem süre olarak belirgin farklılıklar gösterebilir. Hastalık çocuklarda erişkinlere göre genellikle daha hafif seyreder. Ateş, 39-40 dereceye kadar yükselir ve ortalama 6 gün sürer. Ağır vakalarda 3 hafta kadar ateş yüksekliği devam edebilir. Çocuklarda ateş, genellikle daha düşük ve kısa sürelidir. Hastalığın başlangıcından kısa süre sonra lenf bezleri şişer. Bezelerin büyüklüğü 1-4 cm kadar olabilir. Tipik olarak büyüyen bu lenf bezleri; ağrılı, sert ve hassastır. En çok boyun bezelerinde şişlik görülür. Karın içindeki bezeler şişerse, karın ağrısı yaparak yanlışlıkla apandisit sanılabilir.

Boğaz ağrısı, bademcik şişmesi, deri döküntüsü: Boğaz ağrısı tipiktir. Bademcikler şişer, üzerlerinde vakaların yarısından çoğunda plaklar halinde gri-beyaz görüntü oluşur, 7-10 gün içinde bu membran geçer. Vakaların hemen yarısında dalak büyür. Karaciğerde büyüme %10-15 oranında olur, ancak karaciğer büyümese de vakaların %80 kadarında karaciğer enzimlerinde yükselme saptanır. Deri döküntüsü, hastalığın ilk günlerinde ortaya çıkar,1-6 gün sürer ve genellikle küçük kırmızı şekildedir. Seyrek olarak kanamalı döküntüler şeklinde olabilir. Döküntü varsa çok dikkatli olunmalı, iyi bir ayırıcı tanı yapılmalıdır.

TEDAVİSİNDE YATAK İSTİRAHATI ŞART

Hastalığın özel bir tedavisi yoktur. Hastalık kendini sınırlayan ve iyi seyirli bir hastalıktır. Ancak kalp ya da sinir sistemi tutulumu hastalığı ağırlaştırabilir. Bağışıklık sisteminde bozukluk bulunan hastalarda ‘epstein barr’ virüsü etkisiyle lenfatik sistemin veya kan hücrelerinin farklı yapılanmasına bağlı değişik hastalıklar da görülebilir.

Hastalığın tedavisinde yatak istirahati ve iyi bir destek tedavisi yeterli olur. Hastalık bulguları tamamen düzelene ve dalak tamamen küçülene kadar yakın temastan kaçınılması, çocuğa ağır spor yaptırılmaması uygundur.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Prof. Dr. Hilal Mocan 

Yayın tarihi: 20.06.2016
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.